Eylemde, Eğitim Sen Ödemiş Temsilcisi Tayfun Bengi ve Eğitim Sen Kiraz Temsilcisi İnan Yalçın tarafından okunan ortak basın metninde, TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığı ve kamu çalışanlarının yoksulluk sınırının altında bir yaşama mahkûm edildiği vurgulandı.
"Enflasyon Farkı Müjde Değil, Hak Gaspıdır"
Basın açıklamasında, Ocak ayından itibaren geçerli olan %18,60’lık maaş artışının gerçek hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığı belirtildi. Temsilciler, kira artışlarının maaş zamlarının üç katına ulaştığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Aralık ayında 55 bin lira maaş alan bir memur, 25 bin lira kira ödüyordu. Ocak’ta maaşı 66 bin lira oldu ancak kirası 30 bin liraya çıktı. Maaş zammı daha cebe girmeden kira ve vergi dilimlerine giderek buharlaştı."
"Kaynaklar Halka Değil, Sermayeye Aktarılıyor"
Eğitimciler, bütçe imkânlarının kısıtlı olduğu yönündeki açıklamalara tepki göstererek, vergilerin büyük bir kısmının faiz ödemelerine, teşviklere ve savunma harcamalarına ayrıldığını savundu. Yapılan açıklamada, "Sorun kaynak sorunu değil, kaynakların kimin için harcandığı sorunudur. Bizler bu ülkenin asalakları değil, hizmet üreten emekçileriyiz," denildi.
Temel Talepler Sıralandı
Eylemde, kamu emekçilerinin acil talepleri şu şekilde sıralandı; Maaşlarda derhal ek %20 artış yapılması, Seyyanen ödeneklerin taban aylığa yansıtılması, 3600 ek gösterge sözünün tüm kamu emekçileri için tutulması, Mülakat sisteminin kaldırılması, En düşük memur maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılması.
"Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz"
Eylem, "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz" ve "Yaşasın örgütlü mücadelemiz" sloganlarıyla son buldu. Temsilciler Bengi ve Yalçın, tüm eğitim emekçilerini KESK çatısı altında birleşmeye ve haklarını aramaya davet etti.





