Ödemiş ilçesine bağlı Birgi beldesinin Hacıhasan ve Kemer köyünde yaşayan yöre insanı, yapılmak istenen altın madenciliğine karşı ayakta.

Çocuklarına güzel bir gelecek bırakmak için madencilere karşı direnişlerini sürdüren yöre insanı yaşadıkları bölgeye sahip çıkmak için ellerinden gelen her imkanı kullanacaklarını belirttiler.

Maden arayışında gösterdikleri tepkiler karşısında bile yöre halkını hiçe sayarak köyün içinde araçlarıyla geçip, aramalarına devam eden madencileri gören köylüler çılgına döndü.

Konuyla ilgili açıklama yapan Hacıhasan Köyü Muhtarı Metin Uçar ve Kemer Köyü Muhtarı Ahmet Kaptan, “Mücadele verdiğimiz madenciler karşısında tepkilerimize karşı hala gelip aramalarına devam etmeleri artık canımıza tak etti. Köyümüzün içinden hiçbir şey yokmuşçasına geçip gitmeleri bizleri çileden çıkarıyor. Gösterdiğimiz tepkiler karşısında kendilerini güvene almışlar ve jandarma eşliğinde arayışlarına devam ediyorlar. Bizimde elimiz kolumuz bağlandı ama mücadelemizi bırakmayacağız” dediler.

FİDANLARIM İÇİN CANIM FEDA

Altın madencilerinin yaklaşık iki yıl önce bölgelerine geldiğini söyleyen köylülerden Muzaffer Fidan, “Madenciler buralara geldiklerinde, yanlarına gittik. Ne yapıyorsunuz diye sorduk. Adamlar sanki bizi kendi memleketimizden bizi kovacaklar. Elimizde devletin verdiği ruhsat var diyorlar. Biz de dedelerimizden atalarımızdan beri buradayız. Biz gelecek olan nesiller için çaba göstermek zorundayız. Bizler yeri geldi çocuklarımıza bakamadık ama fidanlarımızı bir çocuk gibi büyüttük. Sıcak yaz aylarında kilometrelerce elimde su bidonlarıyla fidan sulamaya gittim. Ben şimdi onların yok olmasına göz mü yumayım. Karşı çıkmayalım diye şimdi de jandarmayla gelmişler. İstedikleri yere gitsinler, istediklerini yanlarına alsınlar, çocuğum gibi gördüğüm fidanlarım için gerekirse canımı bile feda ederim” diye konuştu.

BEYDAĞ BARAJI TEHLİKEDE

Hacıhasan köyünden geçen Küçük Menderes’in bir gözü olan çayın bağlı olduğu Beydağ Barajı’nın da tehlikeye maruz kalacağını belirten yöre halkı, köyün içinden geçen çayın Beydağ Barajı’na aktığını ve maden arayışında kullanılacak kimyasal maddelerin suya karışıp baraja ulaşacağını, buradan da tüm Küçük Menderes Havzası’nın zarar göreceğini belirtti. Ayrıca Birgi içme suyunun da bu yöreden gelen sularla karşılandığını açıkladı.

TARİHİ ESER KATLİAMI

Altın madenciliğinin, yaşadıkları toprakları ve suyu kirleteceğini düşündükleri için buna karşı çıktıklarını belirten Birgi Belediye Başkanı Cumhur Şener “Bozdağ Madencilik diye bir şirket 2006 ile 2011 yılları arasında Madeni İşler Genel Müdürlüğü’nden almış olduğu izin belgesiyle bizim yöremizde maden arayışına başlamışlar. Bozdağ Madenciliğin sahibinin vefatından sonra şirket ortakları Kök Madencilik diye başka bir firmaya devretmişler. Biz bu madencileri 2010 yılında fark ettik. Daha önce sinsice gelip köylerimizde aramalar yapmışlar. Piknik yapmaya ya da yöreyi görmeye gelen turistler gibi gösterip kendilerini gizlemişler. Vatandaşlarımızın fark etmesinden sonra konuştuğumuzda kullanacakları malzemelerin zararsız olduğundan bahsediyorlar ama benim yaptığım araştırmalar neticesinde ve bazı maden mühendisleriyle yaptığım görüşmeler sonucu elime gelen belgeler zararsız olduğunu göstermiyor. Bizim şehrimiz tarihi eserleriyle dolu. Bu maden arayışı sırasında buradan geçecek olan kamyonlar ağır iş makineleri bizim yollarımızı, tarihimizi de etkileyecek. Bizim içme suyu dahil bütün sularımız bu bölgeden geliyor. Resmen çevre katliamı, tarihi eser katliamı olacak. Bölgemiz zenginleşecek diyorlar hayatı zenginleştireceksin ama doğayı mahvedeceksin ne anlamı kalacak. Bizleri değil geleceğimizi çok etkileyecek, doğacak çocuklarımızı etkileyecek. Altını ayrıştırmak için kullanacakları maddenin yanı sıra yapacakları işlemlerde belki gözle görünmeyen toz bulutları oluşacak ve biz bunu soluyacağız, sularımıza karışacak içeceğiz. Bunlarla birlikte insanoğlu etkilenecek belki özürlü çocukların doğumları artacak. Bu yapılan işlemler konusunda tedirginiz” ifadelerinde bulundu.