HABER/ BUSE BAĞCI
KAMERA/ SILA AVŞAROĞLU

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Aday adayı Buğra Gökçe, Ödemiş İlçe binasını ziyaret etti.

CHP Ödemiş İlçe Başkanı Bülent Eker buradaki konuşmasında, “2023’te yaşadığımız acı olay hepimizi derinden üzdü. Bunlardan bir tanesi 6 Şubat Kahramanmaraş depremi. Birçok vatandaşımızı, canımızı kaybetti ve arkasından Mayıs seçimleri oldu. Gerçeği konuşalım başarısız olduk. Bunun üzüntüsünü günlerce üzerimizden atamadık.  Hala aklımıza geldiğinde ki aklımıza geldiğinde yine üzülüyoruz. 2023 yılı bu şekilde bitti. 2024 yılının partimize Türkiye Cumhuriyeti‘nin bütün vatandaşlarına hepimiz için başarılı, hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi. 

KÜÇÜK MENDERES İÇİN BAYRAM NAMAZ SAATLERİ KÜÇÜK MENDERES İÇİN BAYRAM NAMAZ SAATLERİ

CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Buğra Gökçe konuşmasında şunları söyledi, “Bizler Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferleriyiz ve bizim birbirimizle bir sorunumuz yok. Olmayacakta. Partimizin Büyükşehirde ya da ilçede adayı kim olursa ben onun kampanyasına birebir destek vermek üzere sizlerle birlikte olacağım. Aday ben olursam ‘ben yoksam yansın’ diyende bizden değildir. Ödemiş’te büyükşehirde adayımız her kim ise biz onun yanında çalışacağız. Karanlığın korkusu aydınlıktır ve o aydınlık yüzlerde burada biz 2023’te kapatamadığımız hesabı 2028’de belki de daha önce olacak erken seçimle kapatmakla mükellefiz. Hedefimiz bu memleketin Türkiye Cumhuriyeti demekten imtina eden tarikatlar ve cemaatlere milli eğitimi dahi teslim eden, maden ocağı açalım diye birilerine peşkeş çeken, buranın temel varlığın tarımın tehdit edecek işlere para söz konusu olunca her şeyi kabul eden bu karanlık yapıya karşı mücadele etmektir. Dolayısıyla belediyelerimizi daha güçlü kılmak ve olası bir seçime en hazır şekilde beklemek birinci vazifemiz. Ödemiş’in adayı her kim olursa olsun tekrar kazanacağız. Ödemiş bu bölgenin başkentidir. İlk kurşunun şehridir. Buranın manevi anlamı çok büyüktür. Ben senelerdir bu şehre defalarca gittim, geldim. Birçok yerinde de emeğim var. Bıçakçı’da, Ovakent’te de emeğim vardır dolayısıyla buradaki yüzleri tanırım. 27 yıldır belediyecilik yapıyorum. Bir belediyede hangi görev varsa büyükşehirde ilçede ben o görevleri yaptım. İzmir’de, Ankara’da, İstanbul’da ne görev varsa yaptım. Ama en çok İzmir’de hizmetim oldu. 
“Halkıyla, ilçeleriyle, değerleriyle, iklimiyle, bulunduğu coğrafya ile barışık değerlerin hepsini yücelten barışıklıkla İzmir’i yükselteceğiz”


Kamu yararı, kamu odaklı bir bakış açısı ile neleri yapabileceğimizi anlatıyorum. Ben vizyonlarımı 3B ile anlattım şimdi 4B ile beraber anlatacağım. Diyorum ki birincisi bağışıklığı yüksek bir İzmir yaratmak. İklim krizinden tutunuz ekonomik krize pandemi krizlerinden tutunuz deprem afet kentsel dönüşüm zorunluluklarına kadar hesapta olan olmayan akılda olan olmayan bir sürü şeyi yaşayarak görüyoruz. Olağan üstü ağır bir     ekonomik kriz yaşıyoruz. Belediyelerimizin hepsi de bu krizden etkileniyor. Bu ülkenin kurumlarım çünkü esnaf etkileniyor.  Hepimiz evimize ekmek götüremiyoruz. 7500 TL maaşla geçinmek zorunda olan bir emekli düzenine geldik. Birileri saray saltanatı yaşarken çalışana 5 bin TL ikramiye verelim mi diye düşünürken yoğun tartışmalar yaşanıyor. Partimiz meclisteki önergesi diyor ki he ay 5 bin TL vermeniz lazım bunlar ret ediliyor. Oysa her çalışana 5 bin TL’yi çok gören bu iktidar bir gece bir kararnameyle holdingleri vergi muafiyeti veriyor. O muafiyetiyle bu insanların eline verilecek her ay 5 bin TL paralar rahatlıkla karşılanabilir. Onun için bizim ekonomik krize de hazır olmamız lazım çocuklarımız üniversiteye hazırlanıyor. Büyükşehirlerde yurt bulamıyor. Evinizin depreme dayanıklı olmadığını düşünüyorsunuz kiralık daire bakıyorsunuz kiralar asgari ücretin üstünde İzmir’de ortalama kira 17 bin TL, asgari ücret 11 bin TL. Şimdi asgari ücret zammı 17.002 TL’ye gelince o kiralar olacak 25 bin TL. İnsanlar maaşıyla kira ödeyemez hale geldiler. Böyle bir dönemde belediyenin görevi o barınama sorununu çözemeyen vatandaşa kiralık sosyal konut üretmektir. Bağışıklığı yüksekken kuraklıktan etkilenmiş tarımın sulama rejimine uygun bir şekilde ürün desenini değiştirmektir. Zemin suyunu tüketmeyecek ürün ekilmesidir. Silajlık mısırdan vazgeçmektir. İkinci ‘B’miz barışık. Barışık olmaya ihtiyacımız var. Bizim derdimiz örgütle, muhtarla, partilimizle olamayacaktır. Halkıyla, ilçeleriyle, değerleriyle, iklimiyle, bulunduğu coğrafya ile barışık değerlerin hepsini yücelten barışıklıkla İzmir’i yükselteceğiz. Üçüncü ‘B’miz bizim pırıl pırıl parlayan bakımlı İzmir, bakımlı Ödemiş yaratma zorunluluğumuz var. En hızlı aksiyon gösterecek örgütlenme ile çok hızlı kurumlarımızı işleten İzmir ve Ödemişle halkımızın karşısına çıkıp 2028 yoluna girmemiz gerekiyor. Dördüncü ‘B’miz de bu anlattığım üç tane bağışıklığı yüksek, barışık ve bakımlı İzmir’i ‘birlikte’ yapacağız. Bu 3B’yi sizlerle birlikte dörde çıkarttık. Görev kısmet olursa beşinci B’yi de Buğra yapacak. Sizlerle birlikte yapacağız. Latife gibi düşünün bunları ben böyle vizyon, bir çaba ortaya koyuyorum ve bunun altına adaylık kısmet olursa hangi başlıkla neleri yapacağımızı madde madde açıklayacağım. Bu şehrin sorunlarını bu şehrin ilçelerini mahallelerini çok iyi biliyorum. Ödemiş’e ve diğer ilçelere gittiğimde neler yapacağımızı açıklayacağım. Kısmet olur ise hep birlikte bunları daha ileri taşımak ve kentin sorunlarını çözüp bu iktidarı, karanlığı gönderebilecek aydınlığa çıkmak anlamında birlikte yol yürümeye ihtiyacımız var. Ve ben buna sizlerle birlikte yapmaya talibim.”

Editör: Tutku İç