Tire Süt Kooperatifi’nin İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle birlikte ortaklaşa gerçekleştirdiği “Okul Sütü” projesinin bu yıl yeniden başlamasının ardından, gerçekleştirilen uygulama birçok kurum ve kuruluşun dikkatini çeker hale geldi. Daha önce “Tire’nin sütü Foça’nın yoğurdu” başlığı ile basında kendisine yer bulan uygulama bu defa Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Akademisyen Prof. Dr. Harun Uysal’ın yazısında kendine yer buldu.
Yazısında her gün yaklaşık 142 bin ilköğretim öğrencisinin Tire Süt Kooperatifi’nin ürettiği sütü içtiğini hatırlatan Harun Uysal uygulanan “Okul Sütü Projesi”nin iki büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu önemlerden birincisinin sütün bir kooperatiften, Tire Süt Kooperatifi’nden alınıyor olması olduğunu belirten Uysal diğer önemin de öğrencilere günlük pastörize süt verilmesi olduğunu belirtti. İzmir’in bu konuda diğer 80 ile örnek olduğunun belirtildiği yazıda şu ifadelere yer verildi:
NEDEN OKUL SÜTÜ
“Neden okul sütü? Çünkü bütün toplumlarda sağlık ve beslenme bakımından çocuklar en duyarlı grubu oluştururlar. Çünkü çocuklar hem korunmaya muhtaç bireylerdir hem de bir toplumun geleceğini oluşturan en güçlü potansiyellerdir. Dolayısıyla çocukların sağlıklı olması, iyi beslenmesi ve iyi eğitilmesi birbirini tamamlar bir şekilde sağlanabilirse, ülkelerin güvenilir ve mutlu yarınları olurlar. İşte okul sütü programının amacı ilköğretim çağındaki çocuklara sütü sevdirerek daha sağlıklı bir tüketim alışkanlığının kazandırılmasını sağlamak. Dolayısıyla büyüme, gelişme, bilgi ve beceri kazanma açısından son derece önemli olan okul yıllarında, sosyal içerikli böyle bir programın uygulanması son derece yararlı bir girişim. Ayrıca beslenme saatlerinde, okul sütü programı kapsamında sunulan katkı, çocuklar arasındaki ekonomik eşitsizliği bir ölçüde gidermesi açısından önemli. Üstelik çocukların, fiziksel ve zihinsel gelişimleri için de son derece gerekli.
Diğer taraftan okul sütü programlarının ülkenin hayvancılık ve gıda sektörünün gelişimine de yararları bulunuyor. Örneğin İzmir’e bu programla birlikte her gün 30 ton fazla süt giriyor. Bu projenin diğer 80 ile yayıldığını ve ilköğretim birinci kademedeki herkese süt içirdiğimizi düşündüğümüzde her gün binlerce ton içme sütü üretmemiz gerekecek. Bu durumda ülke hayvancılığı gelişecek, yeni süt fabrikaları kurulacak, kuruluşta görev üstlenecek olan inşaat sektörü, makine sektörü ve diğer yan firmalar canlanacak, süt sanayine yardımcı maddeler sağlayan sektör hayat bulacak ve istihdam artacak.”