YERELGÜÇ/BUSE BAĞCI
Bıçakçı Ovacık Yaylası’nın yanı sıra Aydın Dağları ve Hamamköy Mahallesi çevresinde de etkili olan dolu yağışı sonrası üreticiler, bir yıllık emeklerinin kısa sürede yok olduğunu belirterek bölgenin doğal afet kapsamına alınmasını istedi.

“BİR YILLIK EMEĞİMİZ MAHVOLDU”
Dolu yağışından zarar gören üreticilerden Nevzat Bozkurt, yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle anlattı:
“İki gün öncesine kadar mahsullerimiz çok iyiydi. Bir dolu afeti yaşadık. Şu an manzara ortada. Burada 7 dekarlık çilek alanımız var. Bu yıl fiyatlar istediğimiz seviyede olmasa da verimimiz çok iyiydi. İnsan toplarken neşe duyuyordu. Her şey çok güzeldi. Ancak 20-25 dakikalık bir sürede bir yıllık emeğimiz mahvoldu.”
Ödemiş İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin bölgede inceleme yaptığını belirten Bozkurt, “Yetkililer geldi ve yüzde yüz hasar olduğunu söylediler. Şu anda sadece çilekte 4-5 ton zararımız var. Meyvelerin durumu ortada. Üretimi yeniden toparlamak çok zor. Toparlansa bile ciddi zaman kaybı yaşayacağız. Yaz mevsimi zaten kısa. Ne yapacağımızı bilmiyoruz” dedi.
Yaşanan afetin ardından gerekli başvuruları yapacaklarını ifade eden Bozkurt, “Dolu yağarken de fotoğraf çektik. Zarar açıkça görülüyor. Çok zor durumdayız. Yetkililerden arazilerimizin doğal afet kapsamına alınmasını istiyoruz. Elimiz kolumuz bağlı. Bir an önce destek bekliyoruz” diye konuştu.

“BİR YILLIK EMEK DAKİKALAR İÇİNDE YOK OLDU”
Üretici Ruhi Kiraz, dolu yağışının ardından hem meyve bahçelerinde hem de çilek tarlalarında büyük zarar oluştuğunu belirterek, “Burası 7-8 dönüm. Köy civarında bir de 3 dönüm yerimiz var. Orası da aynı şekilde zarar gördü. Zaten şu an oradaki ürünler toplanacaktı, artık toplayamayız. Orada kiraz ve erik ağaçlarımız var. Meyvelik bir alan. Dolu yağışı yaklaşık 15-20 dakika sürdü ama biz o anda felakete uğradığımız için zamanın ne olduğunu bilemedik. Dakikasını tam söyleyemeyiz” dedi.
Ürün kaybının yanı sıra yaptıkları masrafların da boşa gittiğini belirten Kiraz, özellikle çilek ve kiraz üretiminde ağır zarar yaşadıklarını ifade etti. Kiraz, “Gördüğünüz gibi ağaçların durumu ortada. Buradaki 5 kiraz ağacından aşağı yukarı bir tona yakın kirazım olacaktı. Yan taraftaki parsellerimde çileğimiz de var. O çilekler de şu anda sıfır durumda. Çileğe yaptığımız masrafı bu sene nasıl çıkaracağız bilmiyorum. Çilek bir şekilde geri döner ama bu afet olmasaydı bize iki sezon daha erkenden toplama imkânı olacaktı” ifadelerini kullandı.
Kiraz üretiminde yaşanan zararın telafi edilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Kiraz, bölgedeki kestane ağaçlarının da doludan etkilendiğini belirterek destek çağrısında bulundu.
“Kirazın ise geri dönüşü olmaz. O yıldan yıla gelen bir ürün. Çilek ise yerine göre yılda 5-6 hatta 7 kez toplanabilen bir ürün olduğu için onda bir ihtimal var. Ama kirazda öyle değil. Ayrıca bu ağaçların bulunduğu alanda kestanelerimiz de var. Kirazda da kestanede de zarar var. Bu bölgenin doğal afet kapsamına alınmasını istiyoruz. Biz de devletten destek bekliyoruz” dedi.

“20 BİN KÖK ÇİLEK BİR ANDA KULLANILAMAZ HALE GELDİ”
Dolu yağışının çilek üretim alanlarında yüzde 100’e varan zarara neden olduğunu belirten üretici İbrahim Turan, ürünlerin tamamının kullanılamaz hale geldiğini söyledi.
Turan, “Aşağı yukarı iki dönüme yakın alanda 20 bin kök çileğimiz vardı. Yüzde yüz zarar gördü. Hiçbiri kalmadı. Yetkililerden bunlara bir çare bekliyoruz. Tarladaki çileği böyle olduğuna bakmayın. Bunlar şu anda kullanılmaz halde. Dolu vurduğu için tamamen çürümüş durumda” dedi.
Yaşadığı maddi kaybın büyük olduğunu ifade eden Turan, “Tahminen benim şu andaki zararım 70-80 bin liraya yakın. Bu sadece mevcut zarar. Bundan sonra yapacağımız masraflar da var. Çileğin düzelmesi için tam 45 günümüz var. Önce temizlik yapacağız, yeniden göbek getireceğiz, ardından ilaç ve gübre atacağız. Yani ürünü yeniden toparlayabilmek için ciddi bir emek ve maliyet gerekiyor. Yetkililerden bölgemizin afet bölgesi kapsamına alınmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“YARIM SAATTE EMEĞİMİZ YOK OLDU”
Dolu yağışının çilek, kiraz ve ceviz üretiminde büyük kayıplara neden olduğunu belirten üretici Yusuf Ece, artan üretim maliyetleri karşısında yaşadıkları zararın altından kalkmalarının zor olduğunu söyledi.
Ece, “Çileğim var, kirazım var, cevizim var. Doludan dolayı bunlar çok zarar gördü. Devletten yardım bekliyorum. Bu afet yarım saat sürdü ama yarım saatte emeğimiz yok oldu. Bir yıl boyunca verdiğimiz emek, yaptığımız masraf boşa gitti. Gübre, mazot ve diğer giderler zaten çok pahalı. Bunların hepsini karşılamakta zorlanıyoruz” dedi.
Hasar gören ürünleri pazarlamakta da sıkıntı yaşadıklarını ifade eden Ece, “Elimizde mahsul yok denecek kadar az kaldı. Kalan mahsulü de tüccara satamıyoruz. Dolu vurduğu için tüccar almak istemiyor. Alan da çok ucuz fiyat veriyor. Üretici zaten zor durumda, bir de ürününü değerinde satamayınca daha da mağdur oluyor. Şu anda benim maddi zararım 100 bin lirayı bulur. Kirazı, cevizi, çileği derken zarar çok büyük. Eğer bu ürünleri satamazsak daha da büyük zarar göreceğiz. Bu yıl yaptığımız gübre masrafını bile çıkaramayacağız. Ben devletten yardım bekliyorum. Üreticinin desteklenmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Bölgede hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından üreticiler, Bıçakçı Ovacık Yaylası ve çevresindeki tarım arazilerinin doğal afet kapsamına alınarak gerekli desteklerin sağlanmasını bekliyor.








