Açıklamada, kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin tarihsel önemine dikkat çekilerek toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının ertelenemez bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığı, kadınların yüz yılı aşkın süredir sürdürdüğü hak arayışının ve dayanışmasının simgesi olduğu ifade edildi. Kadınların yalnızca kadın oldukları için eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığına dikkat çekilen açıklamada, eğitimden çalışma hayatına kadar pek çok alanda kadınların önünde görünür ve görünmez engeller bulunduğu belirtildi.
Basın açıklamasında, kadın haklarını savunmanın sadece bireysel bir talep değil, aynı zamanda adil ve çağdaş bir toplumun inşası için ortak bir sorumluluk olduğu kaydedildi. Bir ülkenin gerçek anlamda ilerlemesinin, kadınların eğitimden bilime, sanattan karar alma mekanizmalarına kadar tüm alanlarda eşit fırsatlara sahip olmasıyla mümkün olacağı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, kadınların günümüzde hâlâ cinsiyet temelli ayrımcılık, eşitsizlik ve şiddetle karşı karşıya kaldığına dikkat çekilerek, bu durumun kadın haklarının güçlendirilmesinin demokratik bir hukuk devleti için temel bir gereklilik olduğunu ortaya koyduğu vurgulandı.
Kadına yönelik şiddetin sona erdirilmesi ve kadınların yaşam haklarının etkin biçimde korunmasının önemine değinilen açıklamada, kadın cinayetlerinin bireysel olaylar olarak değerlendirilemeyeceği, eşitsizlik ve ayrımcılık temelli ciddi bir toplumsal sorun olduğu ifade edildi.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Ödemiş Şubesi açıklamasında, kadınların eşit, özgür ve güven içinde yaşayabildiği bir toplum için mücadele etmeye kararlılıkla devam edileceği belirtildi.






