CHP'li vekil Sarıbal, ‘TOPLUM, İKTİDARA GÜVENMİYOR’

Ödemiş'te partisi tarafından gerçekleştirilecek saha çalışmaları için İzmir'e gelen ve düzenlenen basın toplantısında konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Orhan Sarıbal, “Çiftçiye destek vereceğiz” dedi.

Sarıbal, “Bu ülkenin tarımını yeniden inşa edecek cesarete ve güce sahibiz. CHP iktidarında çiftçimiz kazanacak” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Ödemiş İlçe Başkanlığı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Programda; CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, İlçe başkanları ve il yönetim kurulu üyeleri, Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş yer aldı.

Sarıbal, AKP hükümetinin tarım politikalarının eleştirirken CHP iktidarında hayata geçirecekleri tarım politikalarını da anlattı.

“KRİZ DERİNLEŞİYOR”

Cumhuriyet Halk Partisi Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise yaptığı açıklamada, AK Parti iktidarını eleştirerek, “Sözün bittiği yerdeyiz. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir dönemden geçiyoruz. Ülkenin 20 yılda ne hale geldiği i içimiz acıyarak izliyoruz. 1 saat sonrasının ne olacağını bilmiyoruz. 84 milyonun aklıyla alay edilen bir dönemden geçiyoruz. İzmir’de Cumhuriyet döneminde tarımda devrim yapan Atatürk’ten sonra, tarımda devrim yapan Kocaoğlu ile başlayan Soyer’le devam eden tarıma destek, çiftçiyi kalkındırma mücadelesini saygıyla karşılıyor, alkışlıyorum. Pandemi döneminde paranız olsa da aç kalabileceğimizi gördük. Pandemi döneminde yeteri kadar paranız olmasa, ya da lojistik kısıtlı olsa açtık. Nedeni, ülkeler kendi üretim modellerinden vazgeçtikleri için, ithalatı tercih ettikleri için bu durumla karşı karşıya kaldık. Türkiye hiç hak etmediği bir dönemi yaşıyor. Genel Başkanımız, hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek demişti. Bir ülkede böyle bir problem yoksa neden Genel Başkanımız bunu söylesin. Bu ülkede her gün 1 milyon insan yatağa aç giriyor. Büyük kitle yeterli gıdaya ulaşamıyor. Gıda krizi var. 2013-2014 yılından itibaren yoğunlaştı. 2006 da genç güveler kasaba gitti, kesildi. Türkiye ciddi gıda krizi içinde, ithalata bağlı olduğu için, tüketen bir ülke olduğu için, toplumun gelir düzeyi yüzde 60 civarında ne yazık ki yeterli geliri elde edemediği için kriz altında. Çiftçi zarar ediyor, köylü köyü boşaltıyorsa, orada kriz vardır. Tüketici akşam saatlerinde Pazara gidiyorsa, fiyatların düşmesini bekliyorsa, pazardan arta kalan ürünleri alma derdindeyse orada kriz vardır. Kriz derinleşiyor. Dün faiz açıkladılar. 15 dakika kala dolar düştü, belli ki içeriden bilgi geldi. 15 dakika sonra 100 baz puan düştü, dolar tavan yaptı bugün 12’ye yaklaştı. İktidar artık hiçbir şeyi kontrol edemez noktaya geldi. İndirdiğiniz faiz toplum tarafından sanayicisi, işçisi, tarafından olumlu algılanmıyor, dövize talep artıyorsa para politikası krizi vardır. Sizin duruşunuza kimsenin güvenmediği anlamına gelir” ifadelerini kullandı. 

 

‘TOPLUM, İKTİDARA GÜVENMİYOR’

Hükümet yetkilileri faiz açıkladılar. Faizde düşüş oldu, dolar tavan yaptı. Bu şudur; bir ülkede iktidar artık hiçbir şeyi kontrol edemez noktaya gelmiştir. Sizin indirdiğiniz faiz eğer toplum tarafından olumlu algılanmıyorsa, dövize talep hızlıca artıyorsa orada ciddi bir para politikası krizi vardır. Artık sizin sözünüze kimsenin güvenmediği anlamına gelir. Toplum artık iktidara güvenmiyor. Türkiye’nin çok acil bir erken seçime ihtiyacı vardır.

‘ÇİFTÇİ-ÜRETİCİ ZARAR EDİYOR’

Çiftçinin desteklenmediğini savunan Sarıbal, “Yunanistan zeytinyağına destek veriyor. Kameraların karşısında efelik yapıyor, itibardan tasarruf olmaz diyor, saraylara para bulabiliyoruz, beşli çeteye, geçmediğiniz köprü, gitmediğiniz havaalanı için sizden garanti alınıyor değil mi. Bir ülkenin vicdanı ve aklı varsa, insanın gıdasının hak olduğuna inanıyorsa, lütuf değildir, gıda haktır, gıda hakkı için garanti vermelisiniz. Bir devletin yöneticileri toplumun yeterli düzeyde beslenmesi, yeterli gıdaya ulaşması için her türlü tedbiri almalıdır diyor anaya bunu diyor. Asıl çiftçinin ürününe garanti vermelisiniz. Onlar için zeytine destek verme talebimizi onlar adına yenileyeceğiz. Çiftçisi mutlu olmayan toplumun tarımda ilerlemesi imkansızdır” dedi. 

Sarıbal, “Bu bölge süt sanayisinin en önemli bölgelerinden biri. Bir litre süt ile 1 buçuk kilogram yem alamıyorsanız hayvancılığı sürdüremezsiniz. Şu an 1 litre süt 3.2 liradır, primle beraber 3.5 lira, bugün 1 kilo yem hemen hemen 4 liraya yaklaştı. Yani 1 litre sütle 1 kilo yem bile alamıyorsunuz. Yani süt üreticisi açık bir şekilde zarar ediyor. Et üreticisi… Bir kilo kırmızı etle en az 26 kilo yem almalısınız. 1 kiloyla en fazla 15 kilo yem alıyorsunuz. Kırmızı et üreticisi de ciddi zarar ediyor. Çiftçinin elinden buğday gitti. Buğday üretimini teşvik etmek yerine ithalatı teşvik politikası uygularsanız böyle olur. Gübre fabrikalarını özelleştirdiler. Bugün ne yazık ki çiftçi buğday ekmiyor ekse de gübre atmıyor. Şeker pancarına ekim kotası getirdiler. Onun yerine bizi mısır şurubuna yönlendirdiler. Bugün zeytin bahçelerine gideceğiz. Zeytin üreticisi şu an da adeta zarar ediyor. Oysa Yunanistan zeytin yağı litresine 10 liraya yakın destek veriyor. “

CHP’NİN TARIM POLİTİKALARI

Sarıbal, “CHP’nin tarım politikaları çok açık; Tarım topraklarımızı koruyacağız. Ama lafta değil. Amasız fakatsız, tarım topraklarımızı koruyacağız. Planlamamızı yapacağız, hangi ürünü nerede ne kadar üreteceğimize karar vereceğiz. Türkiye’nin zaten bölgelerine dağılmış tarım modeli var. Çiftçinin birikmiş, sadece bankalara 152 milyar, Tarım Kredi Kooperatifine 10 milyar civarında borcu var. Mazot-İlaç-Gübre Bayii’ne borçları var. 2002 yılında çiftçi sayısının en yüksek olduğu tarihte 2 milyon 780 bin çiftçimiz vardı, bugün kayıtlı çiftçi 2 milyon civarında. O gün 2.4 milyar olan borç, bugün toplamda 162 milyar TL. Çiftçinin borcu 90 kat arttı. Borçları yapılandıracağız, faizleri sileceğiz, kalan borçları da çiftçinin üretim modeline göre ödeyebileceği şekilde yapılandıracağız. Yeni bir sigorta sistemini hayata geçireceğiz. Şu anki sigorta sistemi ekili arazinin yüzde 26’sını karşılamaktadır. Yeni sigorta sistemi yapacağız, çiftçinin tarlasındaki ürünü sigortalayacağız. Alım garantisi ve taban fiyatı… Mazot fiyatları her gün değişiyor, gübre fiyatı belli, çiftçinin emeği belli, tohum fiyatı belli. Bütün bunları değerlendirip bir taban fiyatı oluşturacağız. Makul bir kar da koyacağız. Bu fiyatın altında indiğinde zarar etmeyeceğinin garantisini vereceğiz. Çiftçinin en büyük girdileri; yem, gübre, mazot, tohum ve elektrik-su paraları… Bu girdileri mutlaka planlamalıyız. Girdileri kontrol altına alacağız. Çiftçinin tarımsal üretim araçlarına haciz gelmeyecek. Burada hukuki düzenleme mutlaka yapılacak. Tüm kamu kurumlarını yeniden aktif hale getireceğiz, çiftçinin kara gün dostu olacak. Çiftçinin örgütlenmesine destek olacağız. Peki parayı nereden alacağız? Para vardı ama iktidar parayı ithalat için kullandı. İthalatı minimuma çekeceğiz ve planlamayı hayata geçireceğiz.”

“TARIM BAKANI ‘ZARAR EDEN ÇİFTÇİMİZ YOK’ DİYEBİLECEK KADAR OLAYLARA FRANSIZ”

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ise şunları söyledi:

“Tarımın başkenti diyebileceğimiz Ödemiş’teyiz. Bir dizi kooperatif ziyareti yapacağız, üreticilerle bir araya geleceğiz. Sonrasında da il yönetimi ve ilçe başkanlarımızla birlikte değerlendirme toplantısı yapacağız. Ülkenin durumu malum, dolar-euro artışı çiftçinin üreticinin tarım ve hayvancılıkla uğraşanların sırtındaki yükü her geçen gün daha da artırıyor. Tarımda üreticiyi koruyan politikalar yok, yem gübre fiyatlarında yaşanan artışlar tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşları can çekişme noktasına getirdi. Mazot maliyeti ve girdi maliyetlerine baktığımızda batma noktasına gelen tek çiftçi Türk çiftçisi. Tüm bunlara rağmen ‘her şeyin en iyisini ben bilirim’ anlayışıyla ülkeyi yöneten şahsım hükümetinin tarım ve hayvancılıktaki yansıması Tarım Bakanı ‘zarar eden çiftçimiz yok’ diyebilecek kadar olaylara Fransız. Bu sorunları CHP iktidarında çözebilecek güçteyiz. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi köylü milletin efendisidir. Biz bunu gerçek anlamda hayata geçireceğiz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Tunç Soyer ve Ödemiş Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Eriş’e tarıma desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.”

“KOOPERATİFLER ADINA ÖRNEK BİR BÖLGE”

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, “Seçimin arifesindeyiz, lami cimi yok. Bu hafta, bunu daha da netleştirdi. Tarımın kenti olmanın hem güzelliğini hem zorluklarını yaşıyoruz. Biz de yerel yöneticiler olarak üretimin olduğu yerde üreticinin hayatını kolaylaştırma sevdasındayız. Bölgemiz, kooperatif adına örnek bir bölge. Çekim noktası olmayı becerebilmeliyiz.

Yolumuz açık olsun” ifadelerini kullanırken CHP Ödemiş İlçe Başkanı Hamdi Halis de “Partimizin bugünkü buluşması çaresiz üreticilerimize umut olacaktır. Bölge insanımız çare CHP noktasındadır” dedi.

Güncelleme Tarihi: 19 Kasım 2021, 19:30

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner214