İzmir'den de gözaltılar var... 'Kafes' baskını! İzmir'den de gözaltılar var... 'Kafes' baskını!

HABER/BURCU TUNÇ
KAMERA/SILA AVŞAROĞLU
 

HİÇBİR ÇALIŞMAMIZI PLANSIZ PROGRAMSIZ YAPMAYIZ
Dündar “Kadın kollarımızla bir araya geldik. Bu süreçte neler yaparız dedik, manevi şuurlanma adına dersler yaptık. Hiyerarşik bir yapıya sahibiz. Bizim teşkilat açılımımızı şöyle. Bir gaye gerçekleştirmek için hiyerarşik bir yapı içerisinde planlı programlı çalışmalar yapmak üzere toplanan yeterli sayıdaki insan topluluğuna teşkilat diyoruz. Ankara’dan genel başkanımızdan ta ki sandık müşahidimize kadar hiyerarşik bir yapıdan bahsediyoruz. Çalışma sandık müşahidinden genel merkeze kadar, genel merkezden sandık müşahidine kadar devam eden bir çalışmadan bahsediyoruz. Hiçbir çalışmamızı plansız programsız yapmayız. Aylık, on beş günlük haftalık programlar yapıyoruz. İl ve ilçe kadın kolları başkanlarımız her hafta rutin toplantılarını yaparlar. Haftalık raporlarını iletirler. Ayın üçüncü haftası divan toplantılarını yaparlar. Ayın 4. Haftası Kadın Kollarımız Genel Merkezden bir konuşmacı davet ederek il divanını yapar. Böylelikle İzmir’deki bütün çalışmalarımızı genel merkeze göndermiş oluruz.


İZMİR’DE STANTLAR AÇARAK İMZA KAMPANYALARI BAŞLATTIK
7 Ekim’den sonra yaşananları hepimiz biliyoruz. Bu savaş 7 Ekim’de başlamış gibi bir algı oluşturuldu maalesef öyle değil. Bu savaş 1948’den beri İsrail’in kuruluşundan beri devam etmekte olan bir zulümdür. Oradaki kardeşlerimiz ya şahadet ya zafer inancıyla buna direniyorlar. Ama savaşında bir hukuku, bir adabı vardı. Peygamberimizin bize nasihatinde şöyleydi “Kadına dokunmak yok. Çocuklara dokunmak yok. Yaşlılara dokunmak yok. Bitkiye ve ağaca dokunmak yok” Terörist İsrail diyorum katil İsrail diyorum. Kundaktaki bebekleri bile katlettiler. Buna karşı bir şey yapmamız gerekirdi. Hemen genel merkez tarafından bir miting tertip edildi. İstanbul’da en büyük meydanda mitingimizi yaptık. Necmettin Erbakan hocamız şöyle derdi “İsrail laftan anlamaz güçten anlar” Biz yönlendirmelerimize ve basın açıklamalarımıza devam ettik. Biliyorsunuz Amerika ilk günden beri İsrail’in yanında oldu biz sizi destekliyoruz dedi. Aynı şekilde İngiltere, öyle Fransa öyle. Genel Başkanımızda şöyle dedi. “Filistin’i Gazze’yi korumak bugün Ankara’yı korumaktır. Çanakkale’yi korumaktır”. Biz kadın kolları olarak ne yapabiliriz diye düşündüğümüzde İzmir’de hem stantlar açarak hem de e-imza üzerinden imza kampanyaları başlattık. Kampanyalarımız dün itibariyle başladı ve 10 Aralık’a kadar devam edecek. Gençlerimiz ise üniversite önlerinde resim sergisi açacaklar. İsrail'in bu zamana kadar yaptığı zulümler fotoğraflarla sergilenecek. Tabi vatandaşlarımızda çok duyarlı boykotlar da öne çıktı. Şunu söylemek isterim ki boykot konusunda bazı marketlere, bazı kafelere girip gençlerimizi rencide etmeye gerek yok. Biz gençlerimizden ümitliyiz onlara inanıyoruz duyarlılar. Ama insanların özel hayatında karışmak bize yakışmaz. 


İKTİDARDA BİZ OLSAYDIK İLK OLARAK DİPLOMATİK İLİŞKİLERİ ASKIYA ALIRDIK
Saadet partisi iktidarda olsaydı şöyle yapacaktık. Biliyorsunuz İsrail büyükelçiliği eylemlerden sonra kendiliğinden gitti. Biz bir zaman sonra istişare yapmak için İsrail büyükelçimizi geri çektik. Eğer iktidarda biz olsaydık öncelikle diplomatik ilişkileri askıya alıyoruz diyecektik. Hemen Türkiye büyükelçimizi geri çekecektik. Bölgenin 4 büyük ülkesi var Türkiye, Mısır, Pakistan ve İran olmak üzere bir Kudüs gücü oluşturup caydırıcı güç oluşturulmalıydı. İsrail’in bir davası var. Bizim ülkemizi de kapsayacak Nil’den Fırat’a kadar olan bir işgalden bahsediyoruz. Kendilerine verilen kitabı yok sayıp batıl bir inanç uğruna insanlığı ateşe vermiş durumdalar. Biz var oldukça asla bunu yapamayacaklar. Elimizden geldiğince buna karşı çıkacağız. Filistinli kardeşlerimize de yardımda bulunacağız. Dualarımızla Filistinli kardeşlerimizin yanındayız” dedi.

Editör: Tutku İç