YERELGÜÇ/BUSE BAĞCI

Taşkından etkilenen vatandaşlar, cenazeleri olmasına rağmen acılarını bir kenara bırakarak tarlalarını, hayvanlarını ve evlerini kurtarmaya çalıştı. Kapanan yollar nedeniyle taziyeye gelen misafirlerin evlerden kepçelerle çıkarılmak zorunda kaldığı öğrenildi. Bölge sakinleri, yaşanan mağduriyetin her yağışta tekrarlandığını belirterek yetkililerden kalıcı çözüm talep etti.

Arazi sahiplerinden Gülfidan Vuraner, "Biz mağduruz. Akşamdan beri cenazemiz vardı. Cenaze evinde mağduruz. Evimiz, yolumuz, her tarafımız suyun içinde kaldı. Yetkililerden yardım istiyoruz. Evlerimiz, engelli çocuğumuz, gelen misafirlerimiz hepsi mağdur kaldı. Kimisini kepçeyle çıkardık, kimisini kenardan yürüyerek çıkardık. Bu bir günlük, iki günlük değil.

Uzun zamandır her yetkili arkadaşlara başvuruyorum ama en sonunda acımızla da mağdur kaldık. Bunun bir an önce çözüme ulaşmasını yetkililerimden rica ediyorum. Engelli çocuğumun yanına gidemiyorum. Annemler, büyüklerim hep orada, geçemiyoruz. İneklerimizin sütleri kaldı. Her taraf suyun altında kaldı. Evlerimiz suyun içinde, ineklerimiz suyun içinde.

30 senedir yol yaptıralım, bu evin bir gidişi olsun diye bütün yetkililere, her yerde mecliste başvurdum. Ve 30 senedir biz bu eve bir yolunu da bulamadık, bu derenin bir akışını da bulamadık. Biz bu evi geçemiyoruz, yolumuz yok, yöntemimiz yok. Ama biz bu bayrağın altında bir vatandaşız. Ne gerekiyorsa kardeşim, sizden yardım istiyorum" dedi.

Arazi sahiplerinden Necmiye Pala, "Bu mağduriyeti yaşayanlardan biriyiz. Yıllardan beri bitmeyen bir çilemiz. 7 yaşında taşındık, 37 yaşına geldik. 30 senelik bir sorun bu. Burada bir toplulaştırma kararı var. Sözde, sözde toplulaştırma. 30 seneden beri ‘ölüm olacak da mı düzelecek’ dedik. O da geldi başımıza. Allah beterinden korusun. Bugün babamızın 5. günü. Şu rezilliği herkes görsün. Yani gerçekten herkes görsün. Evde herkes mağdur kaldı. Engelli çocuk var, yaşlılar var, annemler var. Biz evimize gelen misafirleri kepçeyle dışarı çıkarmak zorunda kaldık. O da yetmedi de ne yapmamız lazım? İlla birinin de bu derenin içinde ölmesi mi lazım?

Burada bir kanal var. O kanalın ucu da Küçük Menderes Deresi’ne gidiyor. Ama niye gerçekleştirilmiyor bu sorun? Onu geçtik, şu hayvanların rezilliğini bir görün. Bizim evimizin oraya geçemedik bile. Diyecek hiçbir şey yok artık. Sözün bittiği yer. Hadi biz tamam alalım, ceketimizi çıkalım, gidelim de… Bu hayvanlar ne olacak? Sütler kaldı mı orada? Kaç günün çıkacağı belli değil. Ne olacak işte? Ne olacak deyip deyip oturacağız işte.

Bir sürü geldi, kepçe koydu, kumunu döktü gitti. Arkası ne olursa olsun. Babam rahmetli oldu. Bugün 5. günü. 4 tane kadın çaresiz bir durumda. Şu rezilliğin içinde kaldık. Ayıp. Misafirlerimizden de utandık. Gerçekten diyecek hiçbir şeyim yok. Sadece yetkililerden bir çözüm. Başka hiçbir şey değil." ifadelerini kullandı.

Arazi sahiplerinden Aynur Kırkaya, "Suyun gideri olmadığından tıkalı. Su nereye gideceğini bilmiyor. Gider yok. Belediye neden bakmıyorlar? Bunun gideri önde hazır ama buralarda açılmamış. Cenazemiz var bugün 5. gün. Biz cenazemizle uğraşamıyoruz, bunlarla uğraşıyoruz. Gelen giden gelip gidemiyor. Erkek burada mahsur. Kaç kişiyle telefonla arıyor sabahtan beri. Bir sürü mal maşat mahsur bak. Duvarlar yıktı. Suyu içimizden anlayamazsın. Yazık günah değil mi bize? Nerede bu belediyelerimiz? Nerede bu başkanlarımız?" dedi.

Ödemiş’te Dere Taştı Köprü Ulaşıma Kapandı
Ödemiş’te Dere Taştı Köprü Ulaşıma Kapandı
İçeriği Görüntüle