Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey tarafından hazırlanan kapsamlı raporda, havzadaki su kaynakları ve tarım topraklarının ağır metal kirliliği nedeniyle ciddi risk altında olduğu ortaya konuldu.
Yaklaşık 703 bin hektarlık alanı kapsayan Küçük Menderes Havzası, Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezleri arasında yer alıyor. İncir, zeytin, pamuk, mısır, yem bitkileri ve sebze üretiminde önemli paya sahip olan havza, Ödemiş, Tire, Bayındır, Beydağ, Kiraz, Selçuk ve Menderes’te binlerce üreticinin geçim kaynağını oluşturuyor.
Ödemiş’teki Eski Maden Sahaları Alarm Veriyor
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri Ödemiş’teki terk edilmiş maden sahalarıyla ilgili oldu. Ödemiş Türkönü Mahallesi’ndeki eski cıva madeninde yapılan incelemelerde, bazı su örneklerinde arsenik miktarının Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği sınır değerin yaklaşık 5 bin 300 katına ulaştığı belirtildi. Dere yataklarında cıva birikimi tespit edilirken, bölgede kuş ölümlerinin de gözlemlendiği aktarıldı.
Öte yandan Ödemiş Emirli Mahallesi’ndeki antimon madeni nedeniyle oluşan asit maden drenajının incir bahçeleri ve üzüm bağlarını olumsuz etkilediği, toprak verimliliğini düşürdüğü ve bölge halkının zaman zaman zehirlenme vakaları yaşandığını ifade ettiği raporda yer aldı.
Beydağ Halıköy’deki eski cıva madeninden kaynaklanan asit maden drenajının ise dere yatakları aracılığıyla tarım alanlarına ulaştığı, arsenik, demir, mangan ve sülfat değerlerinin birçok noktada sınır değerleri aştığı bildirildi.
Su Kaynaklarında Endişe Verici Tablo
Rapora göre Küçük Menderes Havzası’ndaki 42 yer altı suyu kütlesinin 31’i kötü durumda bulunuyor. Nitrat, arsenik, cıva, antimon, demir, bor ve amonyum gibi kirleticilerin çevresel sınır değerleri aştığı belirtilirken, yüzey sularında da benzer bir tablo yaşandığı ifade edildi.
Bölgedeki tarımsal üretimin büyük bölümünü besleyen Küçük Menderes Nehri ile yer altı su kaynaklarının, iklim değişikliği ve artan su tüketimi nedeniyle her geçen yıl daha fazla baskı altında olduğu vurgulandı.
Endemik Türler de Risk Altında
Bozdağlar ve çevresinde yalnızca bu coğrafyada yetişen yaklaşık 110 endemik bitki türünün bulunduğu belirtilen raporda, madencilik faaliyetleri ve arazi kullanımındaki değişimlerin doğal yaşamı tehdit ettiği ifade edildi. Özellikle Kiraz, Beydağ ve Ödemiş çevresindeki doğal alanların korunmasının büyük önem taşıdığı kaydedildi.
Tarımsal Kirlilik Artıyor
Raporda, yoğun gübre ve bitki koruma ürünü kullanımının da su ve toprak kalitesini olumsuz etkilediği belirtildi. Özellikle nitrat kirliliğinin hem yer altı hem de yüzey sularında önemli seviyelere ulaştığı ifade edilirken, bunun tarımsal sürdürülebilirlik açısından risk oluşturduğu vurgulandı.
“Stratejik Tarım Havzası Korunmalı”
Raporda, Ödemiş, Tire, Bayındır, Beydağ, Kiraz, Selçuk ve Menderes’i kapsayan Küçük Menderes Havzası’nın yalnızca bölge ekonomisi için değil, Türkiye’nin gıda güvenliği, biyolojik çeşitliliği ve su kaynaklarının geleceği açısından da stratejik öneme sahip olduğu belirtildi.
Uzmanlar, havzada yürütülecek madencilik, enerji ve diğer yatırımların çevresel etkilerinin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi, su kaynaklarının korunması ve ağır metal kirliliğine karşı acil önlemler alınması gerektiğine dikkat çekti.






