İzmir’in Abantı olarak tanımlanan Gölcük Gölü yakınlarındaki maden sahası üçüncü kez ihaleye çıkarıldı. İlk iki ihaleye bölge halkının tepkilerinden dolayı hiçbir şirket talipli olmamıştı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) geçtiğimiz aylarda ülke genelinde pek çok maden sahasını ihaleye çıkarmıştı. 

MAPEG tarafından ihaleye çıkarılan parseller arasında Ödemiş’teki 833 hektarlık alanda bulunuyordu. 

İzmir’in Abantı olarak tanımlanan Gölcük Gölü’ne ise yaklaşık 2 buçuk kilometre uzaklıkta yer alan maden sahasının iki ihalesine de Ödemişlilerin de tepkilerinden dolayı katılan olmamıştı. 

ALTIN ARANABİLECEK

Ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bölgeyi bir kez daha vitrine çıkardı. Sahada linyit, taşkömürü, uranyum, toryum, radyum gibi enerji hammaddeleri ve altın, gümüş, platin, bakır, demir, krom, titan ve alüminyum gibi metalik madenler aranabilecek. Bu tür madenlerin çıkarılmasında ise siyanür kullanılması mümkün.

İZMİR’İN EN VERİMLİ HAVZALARINDAN

KIRAT’IN KADIN BAŞKAN ADAYLARI ÖDEMİŞ’TE BULUŞTU KIRAT’IN KADIN BAŞKAN ADAYLARI ÖDEMİŞ’TE BULUŞTU

Bakanlığın bölgeyi bir kez daha ihaleye çıkarmasını değerlendiren Ödemiş Kent Konseyi Başkanı Mehmet Taşlı, Küçük Menderes Havzası’nın dünyanın en bereketli topraklarına sahip bir coğrafya olduğunu belirterek “Ülke yüzölçümünün binde beşine sahip ama inanılmaz bir iklimsel ve coğrafi zenginliğe sahip. Deniz kıyısından İzmir’in kubbesi Bozdağlara Aydın Dağlarına neredeyse 2000 rakıma kadar her türlü İklim ve bitki türüne ev sahipliği ediyor. Bu bölgede mükemmel bir denge ile çalışıyor ve yaşıyor doğamız. Bu hassas dengenin muhakkak korunması lazım. Kaynaklarımızı sonuna kadar korumalıyız. Ülkemizin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının milli ve yerli ekonomimize kazandırılmasına karşı değiliz. Ama bu yapılırken başka alanlara doğaya insan yaşamına zarar vermemeli. Yani sürdürülebilir olmalı.” dedi.

KANUN ÇOK AÇIK

Bereketli topraklara çevreye zarar verecek tesislerin yapılamayacağını aktaran Taşlı “Bu anlamda bu kadar bereketli topraklara özellikle çevreye zarar verecek tesisler yapılamaz. Devlet zaten bu amaçla Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) kanununda bunları açıkça belirtmiş. Yerleşim alanları ve yakınlarına, ormanlara ve yakınlarına, su havzaları ve yakınlarına, kültür ve tabiat varlıkları yakınlarına, koruma alanları ve yakınlarına, tarım havzaları ve yakınlarına çevreye zarar verecek tesisler yapılamaz. Bu alanlarda bu yönde faaliyetler yapılamaz. Kanun çok açık.” ifadelerini kullandı. 

ŞİRKETLERE ÇAĞRI: PARASINI BOŞA HARCAMASIN

Bakanlığa ve talipli şirketlere seslenen Taşlı şunları söyledi:

Bunu yokmuş sayıp bölgemize bu tip zararlı tesislerin ısrarla yapılmaya çalışılmasını kınıyoruz. Bu amaca yönelik beklenti ve çalışma içerisinde olan şahıs ve kurumlara çok net bir tavsiyemiz var. Küçük Menderes Havzasında çevreye zarar verecek hiç bir faaliyete izin vermeyeceğiz. Bolu boşuna bu amaçla bir beklentiye kimse kapılmasın. Kimse beyhude çalışmalar yapmasın. Vaktini, enerjisini ve parasını boşuna heba etmesin. Bölge halkımızı ve bizi de uğraştırmasın. Geçmişte Havzaplat'ta son dönemlerde Küçük Menderes Havzası Koza hareketi Derneği bünyesinde ve Ödemiş Kent Konseyi desteğiyle ve daha bir çok kurumun desteğiyle bu mücadele yapıldı. Bu mücadele genişleyerek devam edecek. Toprağın üstü altından daha değerli. Suyunu havanı toprağını koru.

Editör: Tutku İç