Kiraz’da Dolu Dolu zafer bayramı ve kurtuluş şenliği Programı
Kiraz’da Dolu Dolu zafer bayramı ve kurtuluş şenliği Programı
İçeriği Görüntüle

YERELGÜÇ/BUSE BAĞCI

Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan, Garnizon Komutanı Özkan Develi ve Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Garnizon Komutanı Özkan Develi yaptı. Törende Prof. Dr. Muzaffer Kula Anadolu Lisesi öğrencisi Levent Çetiner, “30 Ağustos” adlı şiiri seslendirdi. Ardından Ödemiş Halk Eğitim Merkezi halk oyunları ekibi zeybek gösterisi sundu.

Törene; Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan, Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, Garnizon Komutanı Özkan Develi, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Karabulut, Adalet Komisyonu ve Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ali Sami Çetin, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Cihan Gültekin, İlçe Emniyet Müdürü Hasan Özge, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, gaziler, askerler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Zeybek gösterisinin ardından Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan makamında tebrikleri kabul etti. Protokol üyeleri daha sonra Zungurlu Mezarlığı’nda bulunan şehitliği ziyaret ederek dua etti.

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Garnizon Komutanı Özkan Develi şunları söyledi:

“Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına temel teşkil eden, 30 Ağustos 1922’de kazandığımız Büyük Zafer’in 103. yıl dönümünü ulusça kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşıyoruz. Asil Türk milleti, kahraman Türk ordusuyla birlikte varlığına ve vatanına kast edenlere karşı 103 yıl önce kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretle yeniden dirilmiş, topyekûn bir varoluş mücadelesi sonucunda tarihte eşine az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Aziz vatanımıza ve bağımsızlığımıza göz diken işgal güçleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu bu zafer, eşsiz bir eser olarak tarihe geçmiştir.

1900’lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları, sanayileşme ve fikir akımlarının etkisiyle Birinci Dünya Savaşı çıkmış, alınan ağır yenilgiler sonucunda Mondros Mütarekesi imzalanmıştır. Bu anlaşma ile bin yıldır uğruna kan döküp can verdiğimiz Anadolu toprakları işgale uğramış, tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Anlaşması milletimize dayatılmıştır. İşgalciler girdikleri her yerde kin kusarcasına kadın, çocuk, yaşlı demeden insanımıza zulmetmiş, insanlık dışı işkenceler yapmıştır.

Böylesine umutsuz görünen, kara bulutların üzerimize çöktüğü bir ortamda Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak “Ya istiklal ya ölüm!” parolasıyla aydınlığa giden yolu açmışlardır. Bu mücadelenin ilk hedefi, son neferine kadar düşmanı kutsal vatan topraklarımızdan atmaktı. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi, milletimizin bağımsızlık yolunda kanının son damlasına kadar mücadele edeceğini tüm dünyaya göstermiştir.

Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığında ordumuz, düşmanı şaşırtan stratejilerle 26 Ağustos’ta Büyük Taarruz’u başlatmış, Avrupalıların ‘aylarca geçilmez’ dediği Afyon mevzilerini üç gün gibi kısa bir sürede aşmıştır. 30 Ağustos günü düşman ordusunun büyük bölümü imha edilmiş, ardından başlatılan takip harekâtı ile 9 Eylül’de İzmir düşmandan temizlenmiştir. Dünya tarihçileri bu zaferi, ‘Türkler, Malazgirt’ten yüzyıllar sonra yine parlak bir imha muharebesi kazandılar’ sözleriyle ifade etmiştir.

Askeri açıdan bir diğer önemli husus da ordumuzun 10 gün içinde 500 kilometrelik mesafeyi yaya olarak, savaşarak kat etmiş olmasıdır. 30 Ağustos Zaferi’nin gerçek anlamını Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Dumlupınar’ın Çal Tepe’sinde yaptığı konuşmada şu sözlerle vurgulamıştır: ‘Hiç şüphe edilmemelidir ki yeni Türk Devleti’nin, genç Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada atıldı. Bu sahada akan kanlar, bu semada uçan şehit ruhları devletimizin ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır.’

Bu zafer yalnızca bir askeri başarı değil; milletimizin ilmiyle, ahlakıyla, kültürüyle, maddi ve manevi tüm değerleriyle topyekûn verdiği mücadelenin sonucudur. Türk ordusu bu meydandan da Ulu Önder’in liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başarmıştır.

30 Ağustos Zaferi, Türk ordusuna Silahlı Kuvvetler Günü olarak armağan edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri; milletinden aldığı güçle, modern silah ve teçhizatlarıyla, disiplinli personeliyle, yüksek eğitim seviyesi ve kararlı komuta kademesiyle her zaman göreve hazırdır.

Bu kutsal ve tarihi gün vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhları şad olsun.”