Yürüyüş boyunca çeşitli sloganlar atılırken, taşınan pankartlarla emek, adalet ve özgürlük vurgusu yapıldı.
Yürüyüşün ardından düzenlenen basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Değerli Ödemişliler, değerli emekçiler, alın teriyle dünyayı güzelleştiren güzel insanlar! Hepiniz hoş geldiniz… Bugün 1 Mayıs… Bugün, sadece bir takvim yaprağını değil; emeğin, birliğin ve mücadelenin sarsılmaz iradesini kutlamak için buradayız. Fabrikalarda çarkları döndüren işçiden, okullarda geleceği ören öğretmene; tarlada ekmeğini topraktan sökenden, bürolarda dirsek çürüten memura; hastanelerde sağlık dağıtan hemşire ve doktordan, rayların üstünde yolcu yetiştirmeye çalışan makinistlere kadar Türkiye’nin dört bir yanından yükselen bu ses, hepimizin sesidir.
1 Mayıs İşçi ve Dayanışma Günü’nün kökeni, 19. yüzyılın zorlu çalışma koşullarına ve işçilerin ‘8 saatlik iş günü’ mücadelesine dayanmaktadır. İlk hareket 1856 yılında Avustralya’da başlamış, taş ve bina işçileri ‘8 saat iş, 8 saat eğlence, 8 saat dinlenme’ sloganıyla greve çıkmıştır. Bu eylem dünya işçi hareketlerine ilham olmuştur.
1 Mayıs 1886’da ABD’de binlerce işçi 8 saatlik çalışma talebiyle greve gitmiş, Chicago’daki olaylar sırasında yaşanan çatışmalar sonucu işçi liderleri idam edilmiştir. 1889 yılında Paris’te toplanan İkinci Enternasyonal, bu liderlerin anısını yaşatmak amacıyla 1 Mayıs’ın ‘Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’ olarak kutlanmasına karar vermiştir. 1 Mayıs, 1890’dan itibaren dünya genelinde işçi bayramı olarak kutlanmaktadır.
Anadolu’da ise ilk kutlamalar 1905 yılında İzmir’de, 1911 yılında İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. 1977 yılında İstanbul Taksim Meydanı’nda yaşanan ve 34 kişinin hayatını kaybettiği ‘Kanlı 1 Mayıs’ ise hafızalardaki yerini korumaktadır.
Bugün çalışma hayatı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır. 1 Mayıs, emeğin onurlandırıldığı ve sosyal adaletin vurgulandığı evrensel bir gün olma özelliğini sürdürmektedir.
Gelirde ve vergide adalet talep ediyoruz. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan bir sistem istiyoruz. Enflasyon karşısında eriyen ücretlere karşı, insan onuruna yaraşır bir yaşam talep ediyoruz. İşçi, memur ve emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesini istiyoruz.
Kıdem tazminatının korunması, güvenceli çalışma koşullarının sağlanması ve taşeron sisteminin kaldırılması taleplerimizi yineliyoruz. Sendikal özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılmasını, grev hakkının kısıtlanmamasını istiyoruz.
Doğanın korunması gerektiğini vurguluyor, Küçük Menderes Havzası başta olmak üzere çevreye zarar verecek faaliyetlere karşı çıkıyoruz. Demokrasi, laiklik ve hukuk devleti ilkelerinin korunması gerektiğini ifade ediyoruz.
Bugün burada yükselen ses; eşitliğin, özgürlüğün ve kardeşliğin sesidir. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın sınıf dayanışması! Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz! Yaşasın ekmek, barış ve demokrasi mücadelemiz!”
Basın açıklamasının ardından program, Park Kafe’de saat 12.00’de düzenlenen konserle devam etti. Katılımcılar müzik eşliğinde 1 Mayıs coşkusunu sürdürdü.
Etkinlikler gün boyunca devam eden kutlamaların ardından sona erdi.