UTANGAÇ OYLAR VE KİMVERDİYE GİDEN DEMOKRASİ
 
 
Seçimler, demokratik yaşamın vazgeçilmez ögeleri. Keza, seçimin meyvesi de oy. Oy dediğimizde de ister istemez yönü, rengi akla geliyor.
Bildiğiniz gibi oylar, yönü sermayeye dönük sağ oylarla, yönü emeğin kutsallığına eğilimli sol oylar olarak iki ana gruba ayrılıyor. Yine her iki grup kendi içlerinde alt grupçuklara ayrılıyorlar. Sağ oylar; merkez sağ, etnik kökene dayalı ve dini temel alan vb. gibi alt gruplara ayrışırken, sol oylar da sosyal demokrat ve sosyalist vb. gibi renklere bürünüyorlar.
Sağdır soldur, aşırı sağdır, aşırı soldur; hepsine alışığız. Ama bu gün konumuz bu klasik oy gruplamaları değil. Dünyadaki gelişmiş, az gelişmiş, gelişmekte olan! hiçbir demokraside yaşama geçirilememiş, yalnızca Türk yaratıcılığının! ürünü bir oy türü var: Utangaç Oy.
 
                                                             …
 
Utangaç oy, ilginç bir oy türü. Tanımlaması zor. Sağcı desem değil, solcu desem hiç değil, etnik kökene dayalı siyaset ürünü desem o da değil. Öyle, dinci ya da komünist filan da değil. İlk bakışta bunların hiç biri değil ya, dönüp bir daha bakayım, diyorsunuz; bu kez hepsi. Kırk türlü renge bürünmüş, ortalık yerde utana sıkıla dolaşan bir oy türü.
Ama güçlü; iktidarı bu tür oylar belirliyor. Sonra da seçim sonuçlarına bakıp, “Allah Allah kim verdi bu oyları yahu, anlayamadım gitti!” diye şaşkınlık gösterisi yapıp, işi kimverdiye getiriyor.
 
                                                             …
 
Peki bu utangaç oylar nereden çıktı, diyeceksiniz. Oy dediğimiz şey, hangi renkten olursa olsun, bir sonuç; asıl önemli olan, o oyu veren kişilerin ekonomik durumu ve bunun yarattığı  ruh hali.
Hâlâ kitaplıklarda vardır, hatta ararsanız internette de bulursunuz, bir tarihte Tembelliğin Anayasası, diye bir yazı okumuştum. Güzel bir mizah örneğiydi: “Dinlenen birini görürsen, otur yanına yardım et”, “Çalışan demir aşınır”, “ Oturma olanağın varsa ayakta durma, yatmak mümkünse oturma” gibi tembellik esprileri vardı.
İşte utangaç oyu yaratırken yapılacak ilk işlem bu: Tembelleştirme.
Halkın üretme olanaklarını, kazanç kapılarını da mümkün mertebe kapatır yok ederseniz tembelleştirme işlemine hız vermiş, amaca ulaşmayı kolaylaştırmış oluyorsunuz.
 
                                                                …
İkinci aşama, hiç üretmeden çok harcamayı teşvik etmektir. Reklamlar, insanları her türlü gereksiz şeyleri almaya sevk eder. Bu aşamada büyük bir kesim gırtlağa kadar borç batağına saplamıştır.
 
 
Artık kazanç yoktur, gider çoktur. Çoğu insanın geliri olmadığı gibi bir sosyal güvencesi, bir sağlık garantisi de yoktur. Peki, nasıl yürüyecek bu iş? Kolay, önce halkın büyük çoğunluğuna, sağlık giderini hafifletmek için bir kart dağıtırsınız.  (Bizim Furunlu Köyü’nde “Yeşil Kayet” diye söylendiğine göre bu kart yeşil bir kart olmalı.) Bu suretle, devletin kurulduğu günden beri bedava verdiği sağlık hizmetini karta bağlayıp “Ben yaptım” demiş olursunuz. Cepten veriyormuş gibi bir halk kesimine de aylık bağlayıp sıkıca kendinize bağlarsınız. Seçim arifesinde de mektupla uyardınız mı, utangaç oyları tümüyle sağlama almış olursunuz.
Tembelleştirilip, kazanç kapıları kapatılmış, borç batağına sokulmuş vatandaşın da normal üretip para kazandığı günlerdeki gibi her şeye gereksinmesi vardır. Malum açlık sofuluğu bozar. Bunun için seçmeni, seçim zarfı şeffaf oy sandığının içine düşene dek tok tutmak gerekir. Yalnız kimi bölgelerde, özellikle susuz elektriksiz evlere buzdolabı-çamaşır makinesi dağıtmak da çok yararlıdır.
Bu dağıtım yapılan kişiler zararsızdırlar, sağcılık solculuk, komünistlik faşistlik bilmezler. Ağızları vardır, dilleri yoktur; görünürde bir dil varmış gibi görünse de, yalnızca verilenler için dua etmeye yarar.
 
                                                                  …
 
Ülkemizde yapılan son araştırmalara göre, herkes muhalefete oy verdiğinden, bir tane bile utangaç oy sahibine rastlanamamıştır.
 
                                                                   …
 
Ne demiştik, alacağınız sağ ya da sol oya bir o kadar da “Utangaç Oy” eklersiniz.
Kimverdiye gitmiş demokrasimiz kutlu olsun!