Almanya ile aramızda yaşanan gerginlik aşırı sert dış politikamızın bir sonucu olsa gerek. Televizyonlardan izlemiş, gazetelerde okumuşsunuzdur. Almanya’nın tehdide vardırdığı son tutumu da çok çirkin, edepsizce demeye dilim varmıyor.

     Konu ile ilgili siyasiler iyimser iken ekonomistler ise kaygılı benim çıkardığım sonuç bu. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Reuters’e verdiği röportajda “Bu konuda daha sakin, aklı selim ile tarafların değerlendirmesini buna göre yapması gerektiğini ifade etti geçen hafta içinde..Türkiye’deki tüm Alman yatırımlarının % 100 Türk Devleti’nin güvencesi ve garantisi altındadır dedi. Ülkemizin gerek dış politika duayenleri, gerekse, ekonomi uzmanları şu konuda hemfikirler: “Dış politikada başarısız olan bir ülkenin ekonomisinin iyi olduğu görülmemiştir.”

     Biz, siyaseten uluslar arası diplomasiyi bol kanallı yandaş televizyonlar ile adeta, kahvehane müşterisinin beğenisine sunuyoruz. Asla, konu ile ilgili uzmanlık alanımız olmadığı gibi, ülkemin her derdini dert edinen bir vatansever olarak okuyucularımı rakamlara boğmadan ama anlaşılır şekilde konuları açıkça izah etmeye çalışacağım.

     Almanya Başbakanı Merkel ve Dış İşleri Bakanı Sigmar Gabriel’in yatırımlarını durdurmak, turist göndermemek, ağır silâh anlaşmalarının askıya alınması gibi bir dizi ambargo uygulanacağı yönünde açıklamaları oldu. Bu ikili başta olmak üzere Alman Hükümeti; Türkiye’ye soğuk, tehditkâr hatta düşmanca bakıyor, küstahlık derecesinde tehditler savuruyorlar.

     Zaten Merkel Alman siyasetinin başına geleli beri Almanya hep Türkiye aleyhine kararlar aldı. Türkiye’mizin Avrupa Birliği (AB) ne girmesine ve yakın zamanda vize serbestisine karşı çıktılar. Bu yetmiyor gibi diğer Avrupa Birliği ülkeleri nezdinde aleyhimize etkileri devam etmekte.

     Dikkatli ve bu konularda hassas  okuyucularım, Merkel’in her zaman AB. Üyeliğini Türkiye’ye karşı bir baskı aracı olarak kullandığını hatırlayacaklardır. Sözün özü Merkel makbul bir siyasetçi değildir.

     ALMANYA’nın Türkiye ihracatındaki payı % 10, Türkiye’nin Almanya ihracatındaki payı yüzde 1.6.. Ortada böyle bir tablo varken iki ülke ilişkilerini çıkmaza sokmanın mantığı yok diye düşünüyorum.

     Yalnız Almanlar bu defa haşin ifadelerle epey kararlı görünüyorlar. Neredeyse tüm Alman partileri bize karşı yürütülen bu kampanyada siyasi bir birlik ve mutabakat içindeler. Sert politika izlenmesi fikir birliği var.

     Ekonomistler, Almanya ile aramızda 35 milyar dolarlık bir ticaret hacmi olduğunu söylüyor. Türkiye ihracatının yüzde 56’lık bölümü Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapılıyor. Ağırlıklı  olarak; Beyaz Eşya, Mobilya, Otomativ, Tekstil Ürünleri satıyoruz. Bize anlaşmalar gereği satacakları ağır silâhları engelleyeceklerini, turist göndermede cimri davranacaklarını söylüyorlar. Uzmanlar ambargonun özel kesime yasak koyma halinde olmayacağını söylüyor. Bizim bir endişemiz var. Almanya, tutumunu Avrupa Komisyonuna taşırsa ve de benimsenirse en başta hali hazırda Türkiye’ye 9 buçuk milyar Euro’luk FON sağlamış olan, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile Avrupa Yatırım Bankası (EIB) gibi kurumların fonlarının ülkemize akışına blokajlar söz konusu olabilir diye bir endişe var.

     Alman yetkililerden gelen açıklamalarda üç ana nokta esas teşkil ediyor: 1. Seyahat uyarısıyla turizm, 2- İhracat Garantisi musluğunun kapanması ya da azaltılmasıyla dış ticaret, 3- Yatıırım kredilerinin kesilmesiyle doğrudan yatırımlar konularında aleyhimize davranacaklarını ifade ediyorlar.

     Ne Almanya’dan ne de Türkiye’den tek taraflı, ya da karşılıklı olarak “karşı taraftan mal almama” çağrısı, ya da girişimi beklenmiyor. Zira hiçbir taraf, karşı tarafa zarar verecek adım istemez.

     Olayı genellersek; Avrupa Birliği’ni, Amerika’yı (ABD), Katar sebebiyle Arap Ülkelerini, İran’ı, Irak’ı, Suriye,yi yanımızdan uzaklaştırıp, kendimizden soğuttuk. Geçen sene Rusya’dan ekonomik darbe yiyince Putin bir anda dostum Viladimir olmuştu. Dış Politika ince sanat. Sonuç olarak:

     Bu gerilim, diplomasiyle çözülmelidir. Zor sorunları çözmek, ustalık, incelik, beceri isteyen diplomasi işidir. Bütün sorun iki tarafta da bu niteliğin olup olmadığıdır..

     Saygılarımla..

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner172

banner169

banner199

banner202