ÖDEMİŞ

Küçük Menderes Havzası’nda Maden Tepkisi büyüyor “Havzamızda Madene Hayır”

İzmir’in önemli tarım bölgelerinden biri olan Küçük Menderes Havzası’nda planlanan maden ihalelerine karşı bölge halkından tepki yükseldi.

Maden ihalelerinin ardından havzada yapılması planlanan madencilik faaliyetleri ve tesislere karşı geniş bir halk kesimi itirazlarını dile getirerek güçlü bir tepki gösterdi.

Bölge sakinleri ve çevre platformları, dünyanın en verimli tarım alanlarından biri olarak gösterilen Küçük Menderes Havzası’nda yapılacak madencilik faaliyetlerinin doğaya ve tarımsal üretime geri dönüşü olmayan zararlar vereceğini ifade etti.

Açıklamalarda, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Kanunu kapsamında yerleşim yerleri, su havzaları, koruma alanları, ormanlık bölgeler, tarım arazileri ile kültürel ve doğal miras alanlarının çevresinde çevreye zarar verebilecek faaliyet ve tesislerin kurulmasının mümkün olmadığına dikkat çekildi.

Bölge halkı, madenciliğe tamamen karşı olmadıklarını ancak bu faaliyetlerin Küçük Menderes Havzası gibi verimli ve hassas bir bölgede yapılmasına karşı olduklarını vurguladı.

Öte yandan çevre savunucuları, sürecin henüz ihale aşamasında olduğunu belirterek maden sürecinin üç temel aşamadan oluştuğunu hatırlattı. Buna göre süreç; ihale, maden arama ve işletme kurma (faaliyet) aşamalarından oluşuyor. İhaleyi kazanan şirketlerin maden arama ve işletme faaliyetlerine başlayabilmesi için yasal olarak ÇED sürecinden onay almaları gerektiği, ayrıca halkın bilgilendirilmesi ve katılımının da bu süreçte zorunlu olduğu ifade edildi.

Bölgedeki çevre platformları, ihale sürecine yapılan itirazların sonuç vermemesi durumunda da arama ve işletme aşamalarında yasal hakların kullanılacağını belirtiyor.

Geçmişte benzer girişimlere karşı yürütülen mücadelelerin başarıyla sonuçlandığını hatırlatan çevre temsilcileri, yaklaşık 20 yıldır bölgede maden, taş ocağı, enerji ve santral projelerine karşı toplumsal itirazların yapıldığını ve birçok projenin iptal ettirildiğini dile getirdi. Bu süreçte Havza Platformu, Kent Konseyleri ve Küçük Menderes Havzası Koza Hareketi Derneği (KOZADER) öncülüğünde yürütülen çalışmalar sonucunda yaklaşık 15–16 projenin durdurulduğu ifade edildi.

Son olarak Küçük Menderes Direniyor Platformu öncülüğünde sürdürülen çalışmaların geniş bir kesimden destek gördüğü belirtilirken, sürecin başarılı olabilmesi için toplumun tüm kesimlerinin siyasi ayrım gözetmeden ortak hareket etmesi gerektiği vurgulandı.

Bölge temsilcileri, Küçük Menderes Havzası’nın binlerce yıldır doğaya ve canlılara yaşam sağlayan önemli bir ekosistem olduğuna dikkat çekerek, havzanın mikroklimatik ve doğal dengesinin korunması gerektiğini ifade etti. Açıklamalarda, “Küçük Menderes Havzası binlerce yıldır yaşamı besleyen yapısını sürdürmektedir. Doğal dengesini koruyarak gelecek nesillere aktarılması en büyük sorumluluğumuzdur” denildi.

{ "vars": { "account": "G-Z2YJHG8WBW" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }