YEREL GÜÇ /BURCU TUNÇ
VATANDAŞ SORUMLUNUN KİM OLDUĞUNA BAKMAZ ÇÖZÜM İSTER
Ödemiş’e ulaşım sırasında başlayan yol sorunlarının yıllardır ihmal edildiği, bakım çalışmalarının yetersiz kaldığı ve yol sorunlarının hem vatandaş hem de üretici için ciddi bir mağduriyet yarattığını vurgulayan Doğan yol sorunlarının sorumluluğu konusunda kurumlar arasında yaşanan yetki tartışmalarının, vatandaşa çözüm sunmak yerine mazeret üretmekten öteye geçmediğini ifade etti. Doğan vatandaşın, yolun hangi kurumun sorumluluğunda olduğundan ziyade sorunun çözülmesini beklediğinin altı çizdi.
TARIM BİR ÜLKENİN BAĞIMSIZLIĞININ TEMELİDİR
Bölgemizde üreticiler ciddi zorluklarla karşı karşıya. Yol problemleri, altyapı eksiklikleri, yetersiz planlama vatandaşlarımızı adeta çaresiz bırakıyor. Türkiye’nin tarımda kendi kendine yeten ender ülkelerden biri olduğu bir dönemde, bugün artık kendi buğdayımızı, pamuğumuzu ithal ediyoruz. Tarımın üzerindeki yük, üreticinin omuzlarına bırakılmış durumda. Mazot, gübre, yem maliyetleri arttı, hava koşulları nedeniyle felaketler yaşandı; ama çözüm üretilmedi. Üreticinin ürünü elinde kaldı ve bir sonraki sene ekecek mi, emin değil. Ödemiş üretmezse İzmir aç kalır, İzmir aç kalırsa Türkiye’ye aç kalır. Köylü nüfusumuz yüzde altılara kadar düştü, köy ortalama yaşımız 58. Üretimi sürdürülebilir kılmak için devletin destek mekanizmaları yeniden işletilmeli. Üretici hak ettiği payı almalı; yoksa ülke gelişemez. Tarım politikalarında ivedi planlamalar gerekiyor. Devlet planlama teşkilatı yeniden hayat geçirilmeli. Kaynaklarımız yeterli, ama kötü yönetiliyoruz. İYİ Parti olarak biz bu sorunların çözümü için hazırız; tarım, eğitim, sağlık ve altyapı dahil her alanda projelerimiz hazır.Ödemiş sadece tarım ve hayvancılık açısından değil; süs bitkileri, fideciliğin yoğun olduğu bir merkez olarak da büyük bir potansiyele sahip. Avrupa’nın en büyük fidan üreticilerinden biri olabilecek kapasiteye sahibiz ama üretici desteklenmiyor. Çiğ süt üretimi, hayvancılık da aynı şekilde; üreticinin kayıpları artıyor, yaşanan şap hastalığı ve benzeri krizler üreticiyi zorluyor.
MAZERET DEĞİL HİZMET ZAMANI
31 Mart’ta belediyeler iki yılını tamamladı. Seçimden önce vaatler verildi ama bugün ortada çok az somut hizmet var. İzmir’in her ilçesinde gözlemlediğimiz tablo aynı: kavga, anlaşmazlık, koordinasyon eksikliği. Hem ilçe belediyeleri hem de iktidar İzmir milletvekilleri, çözüm üretmek yerine sürekli bir kavga içinde. Oysa vatandaşın beklentisi açık: kavga değil, hizmet ve çözüm. Belediyelerin ekonomik olarak zorlandığını biliyoruz, ama bu mazeret değil. Bu şehir, kaynakları ve insan gücüyle potansiyelini fazlasıyla taşıyor.
UMUDU YENİDEN İNŞA ETMEK ZORUNDAYIZ
Pazardayız, sanayideyiz, işçilerin yanında, kadınların yanında, gençlerle konuşuyoruz. Fiyatlar artık dayanılmaz boyutta; açlık sınırının altında yaşayan vatandaşlarımız var. En temel gıda maddesi olan ekmeğe bile zam geldi. Ama biz vatandaşın yanında olduğumuzu, yalnız olmadığını göstermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Çünkü umutsuz bir ülke yaratılamaz. Umutsuz insanlar vardır, ama bizim umutsuz olma gibi lüksümüz yok.