Namık Kemal Zeybek, “Türkiye’de bozulan dengeleri düzeltmek için, halkımızın oylarıyla Başbakan olmaya talibim” dedi.
Demokrat Parti MKK (Merkez Karar Kurulu) üyeleri 11 Şubat günü parti genel merkezinde toplandı. Toplantıya MKK üyesi Kiraz’dan veteriner hekim Erol Çomak ve Beydağ Belediyesi eski Başkanı Muhsin Pulcu da katıldı. MKK toplantısında Genel Başkan Namık Kemal Zeybek çok önemli açıklamalarda bulundu. Adalet Partisi’nin kuruluşunun 50.yılı sebebiyle yapılan toplantıda Namık Kemal Zeybek, “Türkiye de bozulan dengeleri düzeltmek için, halkımızın oylarıyla Başbakan olmaya talibim” dedi.
Genel Başkan Namık Kemal Zeybek Adalet Partisi’nin kuruluşunun 50. münasebetiyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Biz 7 Ocak 1946’da kurulan Demokrat Parti’den başlayarak, sonra Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi ve yeniden Demokrat Parti tanımlaması ile siyasi tarihimizin, parti tarihimizin tamamına baktığımız zaman tespit ettiğimiz temel değerleri şöyle ifade ediyoruz; Biz, milli, manevi ve insani değerlere bağlı Demokrat Parti’yiz. Menderes son sözlerinde peki ne dedi? ‘Milletime ebedi saadetler dilerim’ dedi. Zalimler tarafından asılan bir insana, ‘son sözün nedir?’ diye sorulunca ‘Milletime ebedi saadetler dilerim’ dedi. Bu hareket, şehitleri olan bir harekettir. Sadece Menderes değil, Hasan Polatkan son derece başarılı bir Maliye Bakanıdır. Fatin Rüştü Zorlu büyüğümüzün söylediği gibi, ‘gündem dışına itilen Kıbrıs’ı’, onurlu bir dış politikanın yürütücüsü olarak, Menderes’in ve Bayar’ın himayesinde Türkiye’ye kazandıran insandır. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti diye bir devletimiz varsa bunu biz Fatin Rüştü Zorlu’ya, Menderes’e ve Bayar’a borçluyuz. Bu unutulmamalıdır.
“MENDERES, HALKIN SEVGİLİSİYDİ”
Değerli dostlar, o günleri yaşayanlar bilirler. Londra’da uçak kazasından mucizevi bir şekilde sağ kurtulup geldiği zaman, Ankara’da yer yerinden oynadı ve bütün halk sokaklara döküldü. Benim yanımdaki insanların o kalabalıktaki konuşmalarından, aslında CHP’li olduklarını ama Menderes’i çok sevdiklerini öğrendim. Biz, CHP’liyiz ama bu Menderes’e kıydılar, zalimler kıydı. Bunu unutmamalıyız. Niye geçmişi konuşuyoruz? Çünkü Akif’in dediği söz çok önemli, “Tarihi, tekerrür diye tarif ediyorlar. Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi” İbret alınmalıdır ki tekerrür etmesin, yani tekrarlanmasın
“BİZ DEMOKRASİYE İNANIYORUZ”
Bunu içimize sindirmemiz lazım, berrak düşünmemiz lazım. Her şey berrak bir şekilde billurlaşmış şekilde ortaya koymamız lazım. Biz halkımıza inanıyoruz, eğer halkımız bizi yeteri kadar değerlendirmemişse dönüp kendimize sormalıyız. Acaba biz ne yaptık, yeteri kadar kendimizi ortaya koyamadık mı demeliyiz. Halkı suçlamamalıyız. Bunlar doğru şeyler değildir. Biz halkımıza inanıyoruz, demokrasiye inanıyoruz, milletimizin ortaklaşa ruhuna, o irfanına inanıyoruz, buna inanmazsak demokrasiye inanmıyoruz demektir, yolumuz bu.
“BOZULAN DENGELERİ DÜZELTECEĞİZ”
Genel hatlarıyla Türkiye’nin bozulan dengelerini yerli yerine oturtmak derken, kastettiğim kavramları tekrar tekrar söylemeliyim. Şimdi çok kısa söyleyeceğim, Türkiye’nin cumhuriyet değerleri ile demokratik değerlere bağlı olma dengesi bozulmuştur. Bunu çok anlattık. Biz bunu yeniden yerine oturtacak partiyiz, ben değil biz. Yani Demokrat Parti. Biz, tabandan kalkınma ile dışa açılma arasında, araya üretimi koyarak, terazinin arasındaki parça gibi üretimi koyarak, dışa açılmayı gerçekleştirecek olan o dengeyi kuracak olan partiyiz.
“AKP, KÖKSÜZ DAM OTU BİR PARTİDİR”
Bakınız cumhurbaşkanlığı artık yetmiyor, Başkan olacağım diyor ve ekliyor. Valileri de halk seçecek, Amerikan sistemini getireceğiz. Hangi ülke Amerikan sistemi olsun diye sistemini değiştirmiştir. Amerika’nın kurucu babaları acaba imkan olsaydı Amerika’yı nasıl oluştururlardı. Amerika’da federal devletler kuruldu sonra o devletler birleşti, Federasyon oldu. Hiçbir ülke durup dururken kendisini federasyon yapmaz, böyle bir şey olur mu? Niye federasyondan bahsediyorum, biraz hukuk okuyanlar, siyaset bilenler, bu işleri bilenler bilirler ki, başkanlık sistemi ile birlikte valilerin halk tarafından seçilmesi demek, federasyondur.
Şimdi nasıl olacak? Bazı Güneydoğu illerimizde, AKP’nin, yani başkan olmak isteyen zatın binalarına terör örgütü tehdidi yüzünden hiçbir vatandaş ev veremezken, devletin mülkiyetindeki bir takım binalarda kendilerine il merkezleri verilmişken, o il merkezlerinin etrafında da çevik kuvvetlerin beklemesi sayesinde siyaset yapılagelirken, bu gerçekler ortadayken, oradaki valiyi de sen PKK’nın tehdidi altında seçtirirsen o zaman senin parti binanı muhafaza edecek olan çevik kuvvet kime bağlı olacak?
“AKP’NİN ÖMRÜ TAMAMLANMIŞTIR”
Bu köksüz dam otu bir partidir. Eskiden evlerin üzerinde çatı olmaz, düz toprak olurdu. O toprakların üzerinden taşlarla geçilirdi ki, su sızmasın bazen su oradan buradan tohumlar gelir orada yeşerirdi, bir mevsimliktir onların ömrü. AKP’nin ömrü de tamamlanmıştır, verilen görevi yapmıştır. Daha fazla Türk siyasi hayatında kalmasına ne gerek vardır, ne kalması mümkündür. Bu son gürlüğüdür. Son gürlüğün ne olduğunu bilmeyenler için söyleyeyim, nekahat halindeki hastalar, ölmeden önce şöyle bir dirilirler, ayağa kalkarlar sonra da Hak’kın rahmetine kavuşurlar. Bu son gürlüğüdür, gidecek inşallah. Gitmesi hayırlıdır çünkü antidemokratik bir zihniyetin adına demokrasi denilirse bu en tehlikelisidir.”
BAŞBAKAN OLACAĞIM
Namık Kemal Zeybek, başbakan olacağını söyledi
Bunlar da ilginizi çekebilir