Kartal Dağı maden ocağı değil, doğal yaşam kaynağı, tarih ve coğrafya yatağıdır

Tire Kültür Derneği, yaptığı yazılı basın açıklamasında Kartal Dağı’nda yapılmak istenen maden projesine karşı olduklarını belirtti. 

Kartal Dağı maden ocağı değil, doğal yaşam kaynağı, tarih ve coğrafya yatağıdır

Haber: Dilek Ayvalı

Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi, "Tire'nin doğal yaşam, tarımsal üretim , tarihsel değerler bakımından en zengin bölgelerinden biri olan Kartal Dağı ve eteklerindeki yerleşim alanlarında madencilik faaliyetlerine , Tire Kültür Sanat ve Çevre Derneği olarak  kesinlikle karşıyız.

Çocuklarımızdan ödünç aldığımızı eksiksiz olarak geleceğe teslim etmek istiyoruz. Kartal Dağı ve çevresi bu gün ilçemizin oksijen kaynağı doğal bir yaşam alanıdır.  Bu bölgede yapılan tarımsal ürün çeşitliliği, aynı zamanda şehrimizin tarım alanındaki en değerli ve marka değeri taşıyan ürünlerini oluşturmaktadır. Bir çok  örnekte görüldüğü gibi sadece ticari amaçlarla yürütülen madencilik faaliyetlerinin Bu doğal zenginliği ve ekosistemi bozduğu yadsınamaz bir gerçektir. Oysa Kartal Dağı ve çevresindeki bölgede üretilen tarımsal ürünlerin ülke ekonomisine getirisi  madencilik faaliyetlerinden çok daha fazladır. 

Öte yandan Kartal Dağı ve çevresi aynı zamanda küçük menderes bölgesinin en değerli  arkeolojik merkezlerinden biri olarak oldukça önemli tarihsel bir coğrafyayı temsil etmektedir .

ARKEOLOJİK SİT VE DOĞAL YAŞAM ALANI İLAN EDİLMELİDİR

Bu bakımdan, Kartal Dağı'nin bir madencilik merkezi olarak değil, doğal ve kırsal yaşamın korunduğu, tarımsal ürün zenginliğinin desteklendiği ve tarihsel açıdan bir sit alanı ilan edilmesi gerekmektedir.

Kartal Dağındaki madencilik faaliyetlerinin bir an önce durdurulmasını ve bu alanlarda tarihsel kimliğin açığa çıkartılması için arkeolojik çalışmalara ve bulgulara itibar edilmesini ülkemiz ve şehrimiz adına zorunlu bir gereklilik olarak görüyoruz."

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER