Bugün, her zamankinden daha fazla karanlıkta kalacağız

Elektrik Mühendisler Odası İzmir Şubesi Başkanı Şebnem Seçkin Uğurlu, geniş bir coğrafyaya sahip Türkiye’de doğu le batı arasında 2 saatlik fark olduğuna dikkat çekerek, “21 Aralık, en uzun geceyi yaşadığımız gün.

Bugün, her zamankinden daha fazla karanlıkta kalacağız

Bugün, her zamankinden daha fazla karanlıkta kalacağız. Fakat 2016’dan beri ömrümüz karanlıkta geçiyor. Sözde enerjide tasarruf yapılacaktı, tam aksine bu sistem yüzünden daha çok enerji tüketiyoruz” dedi. Bugün 21 Aralık 2021… En uzun geceyi yaşayacağız. Fakat Türkiye’nin kalıcı yaz saati uygulamasına geçtiği 2016 yılından bu yana, Türkiye’nin batısı daha çok karanlığa bürünüyor. Gün doğmadan başlayan hayat, gecenin karanlığında evlere dönüşle devam ediyor.

Kalıcı yaz saati uygulamasının doğru bir uygulama olmadığının altını çizen Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Şebnem Seçkin Uğurlu, iktidarın söylemlerinin aksine bu uygulama ile enerji tasarrufu sağlanmadığını, tam aksine daha çok enerji tüketimi olduğunu savundu. Bu uygulama başladığında pandeminin olmadığını, ekonomik krizin yaşanmadığını hatırlatan Başkan Uğurlu, “Daha o zamanlar verilere baktığımızda elektrik tüketiminde artış tespit etmiştik. Bugün pandemi var, ekonomik kriz var ve son verilere bakıp yeni bir değerlendirme yaptık; yine tasarruf söz konusu değil” dedi.

UĞURLU: ENERJİ TÜKETİMİ DAHA ÇOK ARTTI

Türkiye’nin batısının, yaz saati uygulaması nedeniyle bugün daha çok karanlıkta kalacağına vurgu yapan Başkan Uğurlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir kere İzmir gibi Türkiye’nin batısında kalan şehirlerde durum daha vahimdir. Biz İzmirliler en çok etkilenen pozisyondayız. Türkiye’nin doğusuyla batısı arasında neredeyse 2 saatlik fark var. Buna rağmen tek bir zaman dilimi uygulanıyor. Bu, bilim insanları tarafından tartışılmalıdır. İki ayrı saat dilimi uygulamaya sokulabilir, çünkü coğrafyamız çok geniş. Türkiye, ikili öğretimi sürdüren bir ülkedir. Sabahçı çocuklar zifiri karanlıkta okullarına gidiyor, öğlenciler karanlıkta dersten çıkıp evlerine gidiyor. Hayatımız karanlıkta geçiyor. Karanlıkta uyanmak, karanlıkta işe, okula gitmek, karanlıkta eve dönmek, insanın ritmini bozuyor. Üstüne üstlük enerjiyi daha çok harcıyoruz. Sabah aydınlatmada ve ısıtmada elektrik kullanıyoruz. Kapalı alanda çalışıyorsak, ışıkları yakıp çalışmaya başlıyoruz.”

İKTİDAR BU UYGULAMADAN BİR AN ÖNCE VAZGEÇMELİ

Kalıcı saat uygulamasının Türkiye’ye bir şey kazandırmadığına özellikle işaret eden Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Şebnem Seçkin Uğurlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “İTÜ’nün bu konuyla ilgili Sabit Saat Uygulaması Değerlendirme raporu var. Raporda 08.30- 17.30 saatleri arasında daha fazla gün ışığından yararlanıldığı vurgulanıyormuş. Biz o raporu istedik, alamadık. Kamusal uygulamanın dayandığı raporun ulaşılamaz olması kabul edilir bir şey değil. Bu uygulamadan edeceğimiz tasarruf söz konusu değil. Tasarruf yapıldığı düşünülüyorsa hala, biz o tasarrufu başka yerlerde yapalım. Bu uygulamadan acilen vazgeçmek lazım. Ancak bugünkü iktidarın vazgeçmek gibi niyeti olmadığını biliyoruz. Bir inat uğruna bizi karanlıkta yaşamaya zorluyorlar. Türkiye’nin boylamının dışında kalan bir yerin saatini

Yılların sorunu çözüme kavuştu...

kullanmak kabul edilebilecek bir şey değil. Biz sadece 21 Aralık’ta değil, kış aylarında her gün karanlığı daha çok yaşıyoruz.”

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER