Artık gerçekleri haykırma zamanı...

Dünya 2020‘ye covid-19 ile girdi. Haziran ayına girdik, hâlâ onunla meşgulüz.

Artık gerçekleri haykırma zamanı...

Hayatımızın içinden çıkmadığı gibi yaşam tarzımızı covid19‘a göre şekillendiriyoruz. Dünya devletlerinin gündeminde yerini koruduğu gibi, ekonominin nasıl şekilleneceği de covid19‘un seyrine göre değişecek yeni planlar yapılmaktadır.

Demek ki; covid-19’un arkasında bir takım planlar var. Yani, covid-19 masum değil. Gelecek projelerin anahtarı. Bu anahtar yenidünya düzeninde acaba hangi kapıları açar? Arkasından neler gelebilir? İnsanlığı bekleyen tehlikeler var mıdır? Dijital çağa adım attığımız bu dönemin arkasında insanlık nereye evirilmek isteniyor? Büyük oyuncular kimler, nihai hedefleri nelerdir?

Elbette bu ve benzeri sorular hepimizi ilgilendiriyor, geleceğimizi sorgulattırıyor. Kimse, biz kendi sağlığımızı koruyalım çocuklarımız, torunlarımız, gelecek nesiller nasıl yaşarsa yaşasın diyemez. En azından insanlık adına COVİD19 arkasındaki oyunları kavrayıp, anlayıp tedbir ve duruşumuzu ortaya koymamız gerekmektedir.

Önceki bölümlerde korona virüsü nedir, nasıl ve kimler tarafından ortaya çıkarılmıştır onu tanıdık. Sonraki bölümde korona virüsü ile bize görünen toplumsal ve manevi cephesini yorumladık. Bu bölümde de neden biyolojik savaş isteniyor, kimler organize ediyor ve bu komplo teorilerinin arka planı nedir? İşlenecek...

Artık gerçekleri haykırma zamanı...

Bu dünya sınav yeri.

İyilerle kötülerin sınavı. Bir başka değişle kıyamete kadar sürecek iyilerle kötülerin savaşı.

Peki iyiler kim?

Kötüler kim?

Biz Kur'an-i bakışla cevap veriyoruz.

İyiler ve kötüler Kur'an-ı Kerim'de “hak ile bâtılın savaşı.” diye tarif edilir.

İnsanlığa doğruluğa, adalete ve barışa yönlendiren Rabbimizin buyrukları Hak'kı, insanlığa ifsada, kargaşaya ve savaşa sürükleyen İblis 'in telkinleri ve onun yolu da Bâtıl 'ı temsil eder. İnsanlık bu iki çizginin saflarında tercihini yapmakta serbest bırakılmıştır.

Bu konu Kur'an'da “araf“ suresinde ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Ve insanlık âleminin ilk mücadelesi atamız ilk insan Hz. Âdem (a.s)‘ın oğulları Habil ile Kabil arasında geçmiştir.

Hak ve hakikat böyle olduğu halde; iyi ve kötü kavramı neden ters algılanıyor? Kötüler insanlığa neden düşman?

Eğer bu sorunun çözümünü merak ediyorsak, ahzap sûresi 72nci ayette cevabını buluruz. “72- Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir. “yaratılışta iyilik ve kötülük yapma eğilimi insana verilmiştir. Bunun sonucunda da karşılaşacağı sonuçlara sadece insanoğlu kabullenmiş ve dünya meydanına çıkmıştır. İnsan fıtratı ( insanın doğası ) kötüyü ve kötülüğü olduğu gibi kabul etmez. Kötülüğün bize sevimli göründüğü sahte bir ambalajla sunulması gerekmektedir. Bunu da islâm âlimleri “zehirli bal'a” benzetmişlerdir. Yani bize zehiri bal gibi yuttururlar, zehri sonra çıkınca iş işten geçmiş olur. Zalimlerin bize sundukları ve yutturmak istedikleri oyunlarını zehirli bal olduğunu fark ettirmek için çaba sarf ediyoruz.

O halde sıra oyunu deşifre etmeye gelsin.

Kimi stratejistlere göre evangelist – Siyonist, kimilerine göre üst akıl, kimilerine göre dünya ekonomisini sömüren süper devletlerin derin yapısını hükmeden birkaç aile..... ne derseniz deyin.

İnsanlığa köleleştirmeye çalışan zalim bir zümreden bahsediyoruz. Bu zümrenin hedefindeki nihai gayelerinden yola çıkarak, şu anda mücadele verdiğimiz covid-19 pandemi savaşının arka planını çözmeye çalışıyoruz.

Lafı akademik terimlerle eveleyip gevelemeden nokta atışı yapalım.

Dünyayı karıştıran bu zalim zümrenin nihai hedefleri, başta İslâm olmak üzere bütün dinleri reddederek kendi dinlerini insanlığa dikte ettirip dünyada tek hakim güç olmaktır. Hedefleri kuracakları batıl dinsel güçleriyle tesis edecekleri anayasal bir otorite ile yeryüzüne hâkim olmaktır. Sistemleri ulus devlet yerine tek devletli egemen yeni bir dünya düzenidir. Bu zalim zümre ve onun türevleri kendilerini tanrının seçilmiş ırkı kabul ederler. Yeryüzündeki egemenlik haklarının sadece kendilerine ait olduğuna, kendi kurdukları inanç düzeni ile başşehirleri Kudüs olan Orta-Doğu merkezli hükümetleriyle dünyayı idare edeceklerine inanırlar.

Kuracakları yenidünyanın toplumsal sisteminde üç sınıf insan ve robot sistemi vardır. Piramit’in tepesinde seçilmiş ırk olarak sadece Siyonist- evangelist gurup başta olmak üzere bu zalim zümre vardır. Bunların arasına dışarıdan kimse giremez.

Bunlar dünyanın sahibi ve yöneticileridir.

Her şeye bunlar karar verirler. Kimin neye sahip olacağına, ne kadar lüks yaşayacağına, nete inanıp neye itaat etmeyeceğine bunlar karar verirler.

Piramit’in ikinci bölümünde verilen kararları yürürlüğe koyan ve uygulayan idareci sınıf vardır. Bu sınıf, seçilmiş ırkın ( yani zalim zümrenin ) temsilcileridir. Elit, eğitilmiş, kendilerine inandırılmış üst sınıftır. Karar vericiler tarafından seçilirler. ( Bugün biz bunları mason locaları, lions klüp, günah adasının elitleri ve benzer sanatçı – sporcular olarak tanıyoruz.)

En altta ise dijital köle sınıfı vardır. Bunlar, üzerlerindeki çiplerle yönetilir ve emir alırlar. Dünyadaki işlerin uygulanması ve düzene konması bu sınıfın işidir. Bugün hazırlanmakta olan nesil bu nesildir. Tamamen dijital sisteme uyumlu ve ona son derece itaatkâr nesil. Bu sisteme uyum sağlayamayan insanların tercih, direnme ve yaşama hakları yoktur. Sisteme ayak uyduramayan ve direnç gösterenler derhal yok edilirler.

İnsan sınıfının dışında hizmet sektöründe kullanılan robot orduları olacaktır. Robot ordusunun idaresi ve kullanımı dijital köle sınıfının emrine verilmiştir.

Bu dijital robot sınıfını da gözümüze gözümüze sokulan bilim kurgu filmlerdeki – terminatör, roboCop, avatar ...gibi – kahramanlardan tanıyoruz.

Şimdi bu teoriyi bilmek, göz önünde tutmak buna göre gardımızı almak gelecek nesillerimizin bizden beklediğidir. Unutma ki her hayalin altında bir gerçek vardır.

Korkma! ....Elbette bu zalim zümrelerin komplo teorileri gerçekleşmeyecektir.

Allah (c.c) buna (şimdilik) izin vermeyecektir.

Bu sancılar doğum sancısıdır. İnsanlık için barış, özgürlük ve adaletli günler yakındır.

Ancak biz insanlığın bu düşmanlarını tanır ve Hak çizgide buluşursak, bâtıl muvaffak olamayacaktır. Bâtılın kurduğu bu düş, ancak Allah (c.c) izin vermesiyle kıyamete yakın bir dönemde gerçekleşecek ve kıyamet bu kâfir gurubun başına kopacaktır.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner214

banner227

banner234