Eğitim-Sen Ödemiş İlçe Temsilciliği, 4+4+4 eğitim sistemini eleştiren bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan Eğitim-Sen Ödemiş İlçe Temsilcisi Tayfun Bengi, “eğitim imam hatip okullarına göre şekilleniyor” dedi.
TBMM’ye sunulan “kesintili eğitim” kanun teklifinin AKP Hükümeti ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi siyasal-ideolojik ihtiyaçlarını karşılamak üzere gündeme getirildiğini söyleyen Tayfun Bengi, tüm toplumu ilgilendiren bu düzenlemenin asıl muhatabı olan kesimleri dışlayarak gerçekleştirildiğini kaydetti. Bengi,  düzenleme ile AKP’nin eğitimi ticarileştirme ve dinselleştirme uygulamalarının çok önemli bir bölümünü de hayata geçirmeye çalıştığını savundu.
Meclis alt komisyonunda görüşülen kanun teklifi gerekçelerinin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Bengi, “Kanun teklifinde kesintili eğitimin okullaşma oranını azalttığı dile getiriliyor olsa da Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre kesintili eğitim okullaşma oranını önemli oranda artırmıştır” dedi.
12 yıllık kesintili eğitim önerisinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gündeme getirilmediğini hatırlatan Bengi, daha sonra şunları söyledi: “Başbakanın ‘dindar nesil yetiştirmek istiyoruz’ açıklamalarına paralel olarak beş grup başkanvekilinin imzasıyla ‘kanun teklifi’ olarak Meclis’e sunulan düzenleme tüm toplumu yakından ilgilendirmesine rağmen, düzenlemenin asıl muhatabı olan kesimlerin tamamen dışlanarak böylesi bir adım atılmış olması düşündürücüdür.”
İMAM HATİP OKULLARININ ÖNÜNÜ AÇMAK İSTİYORLAR
Tayfun Bengi açıklamalarını daha sonra şöyle sürdürdü: “Zorunlu eğitim, bir yurttaşın belirtilen bir çağa girince, eğitim kurumlarında belli bir süre öğrenim görmesini zorunlu kılan yasal bir deyimdir. Devletin, her vatandaşını devamla yükümlü kıldığı eğitim süresini ifade eder. Zorunlu eğitim kimi ülkelerde yalnızca ilkokulu içine alırken, kimi ülkelerde ortaöğretimi de tümüyle içine aldığı bilinmektedir. Toplumun ve eğitim sisteminin ihtiyaçlarının tamamen dışında gündeme getirilen kanun teklifi hazırlanırken eğitim sendikalarının, eğitim alanında faaliyet yürüten kurum ve derneklerin görüş ve önerilerine başvurulmamış olması, önerinin tamamen siyasal gerekçelerle hazırlandığını göstermektedir. Kanun teklifinin genel gerekçesinde yer alan ifadeler, düzenlemenin tek başına 8 yıllık kesintisiz eğitimi hedef almadığını, eğitimde yaşanan dinselleştirme uygulamalarını arttırmanın yanı sıra, eğitimde bir süredir yoğun bir şekilde yaşanan ticarileştirme ve özelleştirme uygulamalarını daha da yaygınlaştırmayı hedeflediği görülmektedir.
Zorunlu eğitimin kademelendirilmesi ile örgün eğitim yaşı fiilen 4 yıla inmektedir.
Söz konusu kanun teklifinin her ne kadar zorunlu eğitimi 4+4+4 şeklinde kademeli olarak 12 yıla çıkaracağı iddia edilse de, uygulamada zorunlu eğitimin kendi içinde bölümlere ayrılarak kademelendirilmesi ile özellikle kız çocukları açısından örgün eğitimin fiilen 4 yıla inmesi anlamına gelmektedir. Türkiye’de öğrencilerin okula devam süresi fiilen 6,5 yıldır. Söz konusu kademeli zorunlu eğitim uygulaması hayata geçirilirse bu sürenin daha da azalması kaçınılmazdır.”
12 yıllık kademeli zorunlu eğitim uygulamasının asıl amacının zorunlu eğitim süresini artırmak değil, AKP’nin her dönem arka bahçesi olarak gördüğü imam hatip okullarının önünü açmak olduğunu belirten Bengi, “Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması, bu amacı gerçekleştirmek için bir ‘kılıf’ olarak kullanılmak istenmektedir. Eğitim alanında faaliyet yürüten eğitim örgütleri olarak, gün geçtikçe daha eşitsiz ve paralı hale getirilen eğitim hizmetlerinden herkesin eşit ve parasız olarak yaralanmasını istiyor, eğitim sisteminin her yaştan öğrencilerimizin daha nitelikli, laik, bilimsel ve demokratik bir eğitim sürecinden geçmesini sağlayacak biçimde yeniden düzenlenmesini savunuyoruz” dedi.