Kiraz Ülkü Ocakları ülkücü camianın ilk şehidi olarak bilinen Ruhi Kılıçkıran’ı ölümünün 44. yılında andı.
Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Kiraz Ülkü Ocakları Başkanı İskender Deveci, “İlk fakat son değil bir olmak veya olmamak mücadelesinin arifesindedir Türkiye” diyerek, Kılıçkıran’ın hayatından kesitler aktardı.
Deveci, “1946 yılında Osmaniye’nin Raziyeler köyünde dünyaya gelen Ruhi Kılıçkıran, 1966 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazanarak Ankara’ya gelmiş ve namı Site Yurdu’na yerleşmiştir.
1968 yılında Ankara’nın soğuk kış gününde Ramazan- ı Şerifte niyetli ağızdır Ruhi Kılıçkıran. iftardan sonra namazını kılar ve arkadaşları ile sohbet etmek üzere yurdun kantinine gelirler.
Olay bu anda içeri giren bir şair bozuntusu ile başlar. Hani malûmunuzdur, şu son devirlerde çıkan ve dine, imana söverek meşhur olanlardan. Girer girmez sövgüsüne başlar. Tabiîdir ki Allah’a inananlar böyle aziz bir günde buna tahammül edemezler. Sanatını başka yerde icra etmesini söylerler. Hatta mükerreren rica ederler.
Adam gitmek isterse de malûm zihniyetin uşağı olan bay Zülküf, mani olur. Münakaşa uzamış, olay artık bir çatışma hâlini almıştır. Hadisenin yatışması için Yurt Talebe Başkanı, Yalçın Serinsöz araya girer. Bu da sonuç vermez. Ruhi’nin olaya karışması bundan sonra başlar. O, halk şairi(!) ile konuşurken Zülküf, Ruhi’ye saldırır.
Artık tren raydan çıkmıştır. Ruhi mukabele eder. Birkaç kişi saldırdığı halde hepsini savmıştır başından. Bu sırada yere düşmüş olan Zülküf, tabancasını iki defa ateşler. Bunu kardeşinin namluyu Ruhi’nin sırtına dayayarak sıktığı kurşun takip eder. Artık yere yuvarlanmış ve öldürücü yara açılmıştır. Hemen hastaneye kaldırılmasına ve her türlü ihtimama rağmen kaderin tecellisine uyarak, 4 Ocak 1968 akşamı saat 20.00 sularında Hakk’ın rahmetine kavuşur.
Ruhi Kılıçıkıran, ülkücü hareketin ilk şehididir ama son olmamıştır. Bu dava uğruna onun ardından 5 bin ülkücü gözünü kırpmadan şahadet yolunda yürüyerek şehit olmuştur” diye konuştu.