HADDİNİZİ BİLECEKSİNİZ!

Sırrı denilen biri çıkıyor adeta içindeki tüm sırlarını beyan ediyor. 
'Kafkaslardan, Boşnaklardan gelenler; siz bu ülkenin sahipleri değilsiniz. Haddinizi bileceksiniz'' 
Kim bunlar?
Peçenekler, Yörükler, Türkmenler, Azeriler, Kırgızlar, Kazaklar gibi onlarca Oğuz Boyu… Yani Anadolu’yu Anadolu yapan,  Büyük Selçuklu’dan Anadolu Selçuklu Devletine oradan Otman Bey’in kutlu ağacından Osmanlı İmparatorluğuna kadar bu topraklara medeniyet getiren asli unsurlar.
Sadece bunlar değil tabi.
1071 diyor batılı tarihçiler ama Türklerin bu coğrafyaya gelişi bu gün anlaşıldı ki, 1071’den yüzlerce yıl önce de bu topraklarda Türklerin ayak izleri var.
Milliyetçilik tartışmaları son günlerde Birgül Ayman Güler’in sözleri ile alevlendi mecliste.
Ne dedi?
“Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eş değerde gördüremezsiniz” 
Bence eksik ve yanlış bir söylemdi.  
Millet kavramı ortak tarih, ortak dil, ortak kader ve ortak hedefler ile oluşur.
Ulus ise siyasi ve coğrafi birliktelik de gerektiren bir kavram…
Kürt Milliyeti demek için bunları söyleyebilir miyiz?
Hani Türklerden ayrı bir ortak tarih? Hani Türkçenin ve Farsçanın etkisinden soyutlanmış bağımsız bir dil yapısı? Hani Türklerin kaderinden ayrı bir kader?
Yok!
Ama Türklerden ayrı bir hedefleri var bazılarının şimdi…
O yüzden “haddinizi bileceksiniz” diyor Sırrı denilen adam…
Bence Birgül Ayman Güler  “Türk Budunu ile Kürt toplumunu eş değerde gördüremezsiniz” demeliydi.
“Millet” kelimesi Türkçeye Arapçadan geçmiş bir kavramdır. İçinde din birlikteliğini de barındırır. Ama bizim dinimiz, birlikte yaşamak için aynı dinden olmayı şart koşmaz.
Kürtler tarih boyunca hep Türkler ile birlikte ve Türklerle iç içe yaşamış bir toplumdur.  Ayrılmayı biz de istemeyiz. Öteden beri Kürt sorunu olmadığını, terör sorunu olduğunu savunuruz bu yüzden.
Şu an Kürt vatandaşların yaşadığı coğrafyalarda Türkiye Cumhuriyetlerinin yıllarca süren bir ihmal edilmişliği var mıdır? Vardır…
Ama hiçbir neden ayrımcılığı meşru kılmaz…
Bakın tavra… Herifler artık açık açık boşaltın Anadolu’yu biz ayrıyız deme cüretini, ahmaklığını ve cahilliğini gösteriyorlar. Bu bence aynı zamanda bir tetikçiliktir.
Bazı aklıevveller Kürtlerin isyanlarını efelerin batı Anadolu’daki isyanlarına benzetmeye kalkışıyor.
Ama efelerin en büyüklerinden Atçalı Kel Mehmet, devlet zulmüne baş kaldırıp, bağımsızlığını ilan ettiğinde bastırdığı mühre,  “Vali-yi Vilayet” yazdırıyor ve hemen ilave ediyor; “Hademe-i Devlet !” Yani, devletin zulmüne karşıyım ama tüm gücümle devletimin hademesiyim!
Ama bizim Kürtleri temsil ettiğini iddia eden Sırrı gibileri, “biz sizi tanımıyoruz, ayrı meclis, ayrı hukuk sistemi, ayrı ekonomi, ayrı ordu istiyoruz” diyebiliyor…
Başbakan da ikinci açılımında “Kürt sorunu vardır” dan “Kürt sorunu yoktur terör sorunu vardır” gerçeğine yeni geliyor. 
Ne yapsınlar, hadleri bu kadar…!
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
{ "vars": { "account": "G-Z2YJHG8WBW" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }