Radyo Remix mensupları 18. yıllarının şerefine 5 Mayıs Cumartesi günü Saraçoğlu Caddesi’nde bulunan radyolarının önünde, oradan geçmekte olan vatandaşlara hediyeler dağıttılar, kutlamalar kabul ettiler. Pazar günü de akşamüstü Çamlık Parkı’nda Alaturkamix’in canlı müziği eşliğinde lokma döküldü, parkta bulunan vatandaşlara ikramda bulunuldu. Biz de Radyo Remix’in kurucularından, büyük emek veren Rasih Bozulu ile söyleştik.
Özlem Özyürek: Rasih Bozulu kimdir? Remix ne zaman ve nasıl kurulmuştur?
Rasih Bozulu:15 Mart doğumluyum ve balık burcuyum. Ödemiş’te yaşıyorum, Radyo Remix’inortaklarından ve kurucularındanım.
Ö.Ö:Eğitim durumunuz?
R.B:Eğitim durumum diploma olarak lise mezunuyum fakat üniversite terkim. Çünkü bizim dönemimizde yaşam koşulları sosyal ortam sebebiyle okumak hayli güçtü.
Ö.Ö:Okumanıza engel olan neydi?
R.B:1977 döneminde olaylar çok farklıydı yüksekokullarda, fakültelerde. Bu yüzden kayıt yaptırmamıza rağmen ailemin izin vermemesinden dolayı devamsızlıktan sınıfta kalma durumundan dolayı okula devam edemedim.
Ö.Ö:Peki Rasih Bey bize işinizi anlatır mısınız?
R.B:RadyoRemix adlı bir yayın istasyonumuz var. Bu istasyonda halkımıza ulaşıyoruz. Ödemiş’e ulaşıyoruz,Küçük Menderes Havzası’nda beş ilçeye ulaşırken, nüfus olarak ele aldığımızda yaklaşık bir milyon kişiye sesimizi duyurabiliriz. Bu şekilde de iş yaşamımızı sürdürüyoruz. 18 yıldır bu işle meşgul olmaktayım.
Ö.Ö: 18 yıldır bu işi yapıyorsunuz kolay olmasa gerek. Bunca yıldır bu işi en iyi şekilde yapmaya çalışmak…
R.B:Hiç kolay değil birçok şeyden ve hatta kendi hayatınızdan bile fedakârlıklar yapmak durumunda kalıyorsunuz. Fakat bu işi sevmeden asla yapamazsınız. Bende nitekim bu işi seviyorum ve ilk başlardaki heyecanımı hala taşıyorum. Bizi radyoculuk anlamında da en iyi yapan da bu bence. Yıllar geçmesine rağmen aynı heyecan ve aşkla yapıyoruz işimizi. Tabii bu heyecan sadece bende yok. Kemikleşmiş bir kadromuz var onlarda bu heyecanı taşıyor hepsi de yıllardır stüdyodan içeri girerken heyecanlanıyorlar.
Ö.Ö:Kemikleşmiş kadro? Remix kimlerden oluşuyor?
R.B:AyşenOlguner; Karambol programı yapımı ve sunucusu 13 yıldır bizimle, Sevcan Çiftçi; Ondan Sonra programı yapımı ve sunucusu 11 yıldır bizimle, AlimeFiliz; Yaşama Dair programının yapımcısı ve sunucusu 10 yıldır bizimle, Yasemin Akarsu; YaseminKokulu Şarkılar programı yapımı ve sunucusu 4 yıldır bizimleçalışıyor. Gördüğünüz gibi arkadaşlarımız uzun süredir Radyo Remix’teler ve radyomuzun bugünlere gelmesinde onlarında büyük payları var ama dinleyicilerimizin payı daha büyük.
Ö.Ö:RadyoRemix nasıl oluştu?
R.B:Mesleğe başladıktan belli bir süre sonra kendi radyomuzu kurduk. Radyomuzun adı Radyo Renk’ti o dönem ama bir başka arkadaşımız da bizim radyomuz bünyesine katılmak istediğini belirtmişti. 1995 yılıydı radyolara özel yeni yasalar çıktı ve bu yasayla beraber şirketleşmesi istendi radyolarda. Ödemiş’te yayın yapan bir başka radyo da bizimle birlikte yola devam etmek istedi. Böyle bir birleşmeden sonra Renk ve Mix birleşti Remix oldu.28 Nisan 1995 yılında Radyo Remix olduk. 5 ortağın biraraya gelmesiyle oluştu.Yönetim Kurulu Başkanı Recep Çalık, Yönetim Kurulu Üyeleri Çetin Kırsoy, H.Şenol Balkan, İhsan Çimen ve ben deniz yönetim kurulu başkan yardımcısı Rasih Bozulu’dan oluşmakta.
Ö.Ö:RadyoRemix geçmişten bu yana neler yaşadı, neler değişti, gücünü nereden aldı, ekonomisini ne ile sağladı?
R.B:Remix gücünü hep dinleyicisinden aldı çünkü dinleyicisi olmayan bir yer ayakta kalamaz ve dediğim gibi anket sonuçlarında da hep ön planda ve ipi göğüslüyor. Radyo Remix bu başarıyı yılardır çalıştığı ekibi ile sağladı. Bizim radyomuzda “ben” değil “biz” varızla hareket ettiğimiz için en çok dinlenen radyo ve en çok reklam alan radyo olmayı başardık. Ekonomimizi de bu reklamlarla sağladık.
Ö.Ö:Müzik hakkında ne düşünüyorsunuz?
R.B:Özellikle popüler müzik çok dikkat çekmiyor. Bugün için konuşuyorum bir eskiyi arayış var, eskiye özlem var. Özellikle dinleyici profiline baktığımız zaman Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, kendi öz müziğimizin daha fazla ilgi çektiğini bizler görüyoruz. Çevremizden popüler müzik belli bir süre yine popüler olabiliyor ama çok kısa sürede tüketilen bir müzik tarzı sonuçta. Dediğim gibi eskiye bir özlem var ağırlık o yöne kaymış durumda. İlk zamanlar yapılan yayın politikalarında sözel programlar daha fazla ilgi çekerdi radyoculuk yaşamımızda ama şimdi müzik yine ön plana geçti ama yavaş yavaş eskiye özlem artarak radyo tiyatroları, küçük söyleşi programları bunlar yine dikkat çekmeye başladı. Her şeyde olduğu gibi özellikle moda dediğimiz zaman nasıl eski kıyafetler tekrar gündeme taşınıyorsa sanırım bizim işimizde de bu böyle olmaya başladı. Ama şu anki konumdan ben memnunum çünkü eski güzel. Eski ama güzelliğini koruyor o değerler güzel, o beklentiler güzel. Yeniden gündeme gelmesi de bizim için ayrı güzellik.
Ö.Ö: önce siz de program sundunuz mu? Bu işe ne olarak başladınız?
R.B:Programcı olarak başladım. Aklınıza gelen her tür programı sundum. Haber programları, iftar programları bunlara dâhil. Hiç bir zamanda olumsuz tepki almadık. İnsanlar daha gayretli olmamız için bize yardımcı oldular. Şu dönemde benim için tekrar mikrofona ısınma dönemi başlıyor diyebilirim. Yaklaşık 3 sene mikrofondan uzak kaldım. Yine işin içindeyim ama mikrofonun keyfi daha bir ayrı. Bu yaz yeniden yayın yapmaya başlayacağım kısmetse.
Ö.Ö:Peki, radyoda 10 sene öncesiyle bugün arasında gerek müzik gerekse popüler kültür açısından bariz farklılıklar neler?
R.B:Çok bariz farklılıklar… Az öncede söyledim daha çok sohbet programları ilgi çekiyordu. Tabii müzik yine ön plandaydı ama insanlarımız sohbet programlarını can kulağıyla dinliyorlardı. Dediğim gibi küçük oyunlar mikrofonda seslendiriliyordu. Bunlar ilgi çekiyordu. Bugünde eskiye dönüş var ama aradaki geçen zamanda tamamen müzik dönemi dediğimiz insanların sadece müzik duymak istediği bir dönem var. Tabii dönem dönem o beklentileri karşılamak için onların istedikleri şekilde yayın politikanızı belirliyorsunuz. Eskiye dönüş var umarım hep böyle devam eder çünkü eskinin yayın tadı şu an yeniden keşfedilmek üzere.
Ö.Ö:Peki, neden radyoculuk?
R.B:Daha önce çalıştığım ortamlar oldu, çalışmadan da hayat olmuyor. Zaten ekonomik özgürlüğünü kazanmış bir genç olarak o dönemde tabii ki çalışmak hep ön plandaydı. En son yaptığım iş ise; bir butiğim vardı ve orayı işletiyordum. O dönemde Körfez Savaşı ortaya çıktı ve ardından bir takım ekonomik bozukluklar sonucu iş yerimi kaybettim. O dönemden sonra da özel radyolar oluşmaya başladı. Tesadüfen bir arkadaşımın önerisiyle ilk olarak mikrofondan merhaba dedim. O gün bugündür o merhabayı kesmeden devam ediyoruz. Yaklaşık 16 senedir de işin içindeyim. Tercih sebebi değildi o günkü şartların getirisinde bir iş imkânı doğmuştu ama sonradan yeteneğin ortaya çıkması ses tonumun insanlar tarafından beğenilmesi insanlara daima iyi şeyleri önermemiz bizleri bugünlere taşıdı, bu konuma getirdi.
Ö.Ö:Radyoda yayın prensibiniz nedir? R.B:Öncelikle objektif olmak gerekir. Yaptığımız işle şahsi düşüncelerimizi birbirinden ayrı tutmak. Dinleyicilere kaliteli müzik haber program keyfi yaşatmak, dinleyicinin neyi istediğini bilip isteklerini karşılamak. Dinleyicilere temiz bir yayın sunmak.
Ö.Ö:Tekrar üniversite hayatınıza dönmek istiyorum. Sınava üç kere girmişsiniz…
R.B:Eğitim fakültesi ve ardından matematik, son olarak güzel sanatlar fakültesi
Ö.Ö:Bu dönemde neler yaşandı?
R.B:Neler yaşandığını size tek kelime ile ifade edecek olursam o da “TERÖR” öğrenci olayları okullarda yanı başımızda patlayan silahlar bombalar tabii ailenizin sonuncusu ve gözdesi olursanız ister istemez üniversite hayatından çekiliyorsunuz.
Ö.Ö:Radyoculuğun keyifli ve zorlu yanları nelerdir?
R.B: Hep hareket var o açıdan çok güzel ama söylediğim gibi özel hayatınız kalmıyor. Ben kendimden örnek vereyim ailemle kahvaltı ve akşam yemeğinde görüşebiliyorum. Bende artık bir karar aldım Pazar günlerimi aileme ayırıyorum. Kaybettiğim zamanı bu şekilde telafi ediyorum. Dediğim gibi bu iş sizin özel hayatınıza alıp götürüyor. Ben hatta kızdığım insanlara “Allah sizi radyo sahibi etsin” diyorum. Ö.Ö:Elinize tekrar meslek seçme imkânı verilseydi kararınız yine radyoculuk olur muydu? R.B:Bu çok zor bir soru ama ben bütün zorluklarına rağmen yine de radyocu olurdum. Ö.Ö:Ben de eski bir Radyo Remix programcısı olarak radyoculuğun çok keyifli bir meslek olduğunu düşünüyorum. Size de bu güzel sohbetiniz için çok teşekkür ediyorum Rasih Bey 18. yılınızı tekrar tekrar kutluyorum. Nice 18 senelere sizlerle, başarılarınızın devamını diliyorum.
R.B:Bende çok teşekkür ederim yolunuz açık olsun Özlem Hanım.