Belki farkında değilsiniz ama Tire'deki siyasi gündemin son günlerdeki en önemli konusu bence plansız ve programsız bir şekilde yıkılan ve yıllardır şehrin göbeğinde çöplük gibi duran Eski Perakendeci Hali’nin bulunduğu yere, ‘AVM yapılmalı mı, yapılmamalı mı?’ tartışmasıdır.

Tireli siyasetçilerin hemen hemen hepsi bu konudaki düşüncelerini az da olsa söylemiş durumdalar.

Bana göre bu bölgede yapılacak yapılanma, Tire'nin geleceğini ve kentleşme kaderini doğrudan etkileyecek kadar önemli bir ayrıntıdır.

Tire, oldubittiye getirilen bu yıkım işlemi sonrasında,  arsa haline dönüşen şehrin en değerli, en merkezi ve en tarihi bölgesindeki bu alana yapacak olduğu yapı ile geleceğine yön verecek büyük bir kararı da vermiş olacak.

Bu konuda bir mimar olarak yıllardır verdiği mücadeleler ile bu gün bir kez daha canhıraş bir şekilde Tire'nin geleceğini korumaya çalışan Sayın Nihat Koç'u bu vesile ile tüm yüreğimle kutluyorum.

Sayın Koç, "Bu şehrin aşağı kaymasını istemiyorsanız imarın yönünü yukarıya güneye çevirmelisiniz. Güneyde Güme Dağı eteklerinde canlılık yaratma yoluna gitmelisiniz. Ve eski hal binası alanını daha da büyüterek meydan yapmalısınız. Bunun için ulusal bir yarışma ile işe başlanmalıdır. Bir mimar olarak defalarca söylediğim gibi, burası Tire’nin akciğeridir, şehrin nefes alma alanıdır. Kesinlikle meydan yapılmalı ve etrafı yeşillendirilmelidir" diyor.

Katılıyorum...

Bu bölgeye AVM benzeri bir bina yapılarak,  ya şehrin eski kent merkezi dokusu bir daha geri getirilemeyecek şekilde bozulacak ve şehrin yıllardır tarumar edilen eski kent merkezindeki başıbozukluk, o bölgede çürük diş gibi kendini gösteren diğer binalarda olduğu gibi bu yeni binada da tarihsel dokuya saplanan büyük bir hançer olacak,

Ya da; 

Burada şehrin hangi tarihsel yapılanmaları ve oluşumları olduğu gözetilmeksizin avan projeler ile halkı kandırıp yıkılan bu arsada,  ne yapılacağı asla ve asla sadece ‘tek bir arsa’ üzerinden düşünülmeyip, bölgenin tarihsel dokusuna en az zararı verecek olan bir düzenlemeye gidilerek yapılan yanlıştan geri dönülecek.

Tire, asla küçük düşünemeyecek kadar büyük bir kararın aşamasındadır. Gerçi Tayfur Çiçek'in başından beri ısrarlı tutumları ile AVM projesinin ihalesi geçtiğimiz günlerde yapıldı ama ben yine de siyasetten ve şehrimizin duyarlı aydınlarından ve yöneticilerinden umudumu kesmek istemiyorum. 

Umarım bu yanlıştan bir an önce dönülür ve daha büyük düşünerek, kentin kaderi tek bir arsada yapılacak olan bir bina ile şekillendirilmez.

Bana göre bu alanda AVM mi yapılsın, meydan mı yoksa başka bir şey mi tartışmasından bir an önce çıkıp, meseleye daha geniş bir perspektiften bakmak zorundayız.

Siz eğer Askerlik Şubesi’nin bulunduğu alandan Tahtakale bölgesine ve oradan da Ziraat Bankası’na kadar olan bölgeyi modern ve yeni yapılar ile yıkıp yeniden yapmak istiyorsanız ve ‘Bana ne kardeşim yıkılmak üzere olan tarihi binalardan, hiç bir işimize yaramıyor’ diyorsanız hiç düşünmeyin... Oraya AVM yapın gitsin...!

Yok, eğer Tire için bu denli geniş ve önemli bir bölgede daha akılcı bir hedef ile hem kentin tarihi dokusunu korumak hem de güncel ihtiyaçlarını karşılamak düşüncesindeyseniz, orada şöyle sakince bir durup tüm Tireliler ile birlikte en doğru adımları atmak zorundasınız demektir.

Kim bilir belki de, yukarıda çizdiğim bu geniş bölgede Endüstri Meslek Lisesi organize sanayi bölgesine, Askerlik Şubesi daha başka bir alana taşınarak, açılan büyük alana Tire’nin ticari yapısına uygun AVM yapılanmasından daha orijinal ve daha kullanışlı işyerleri ve kent merkezine uygun yapılar yapılır.  Kim bilir, belki böylece Şanizade Meydanı ve Alay Parkı da potaya girer ve bu günkü atıl, kullanılmayan durumundan kurtularak, tarihte olduğu gibi şehrimizin sosyal hayatına ciddi katkılar koyar.

Kim bilir, belki de bu bölgenin bir devamı olarak İbni Melek Türbesi ile Necip Paşa kütüphanesi bahçeleri birleştirilir ve böylece bu günkü Portakal Pazarı bölgesine kadar tarihi bir arter oluşturulur.

Kam bilir, belki de tartışılan eski perakendeci hal binasının bulunduğu alan tek başına düşünülmeksizin alt bölgedeki Lonca'nın bulunduğu ada da gözden geçirilip tarihi dokuya uygun rekreasyon alanları ve kültürümüze hizmet eden yapılar ile işlerlik kazandırılır.

Ve kim bilir? Belki de, ilçemizin ilk Türk çarşısı olarak halen kullanılan tüm Tahtakale Bölgesi büyük bir proje kapsamında restorasyona tabi tutulur ve insanlarımızın, Tire’ye gelen tüm misafirlerimizin uğrak yeri haline getirilir...

Hayal mi diyorsunuz bunlara?

Bence hiç de hayal değil... Tire olarak büyük düşünelim yeter...

Sayın Sıtkı İçelli de geçtiğimiz günlerde bu yöndeki düşüncelerini basınla paylaştı. Demek ki neymiş?  Siyasetçilerimiz ve siyaset kurumu istediğinde halkı kandırmak ve şov yapmak yerine büyük hedefler ile düşünmesini ve karar vermesini sağlayabiliyormuş...

Ne diyordu Sayın Nihat Koç?

‘Bu bölgede AVM yapılıp şehrin geleceğinin ipotek altına alınması yerine orası öyle bir çekim merkezi haline getirilmelidir ki, her hafta sonu en uzak yöreden Tireliler buraya gelerek birbirleri ile hasret gidermeli, “Ben bu şehri seviyorum arkadaş” diyebilmelidir.’

Evet, ben de aynı ifadeyi üzerine basa basa söylüyorum...

Ben bu şehri seviyorum arkadaş!