Kurtuluş Savaşı yıllarının zor koşullarında Bayındır ve Torbalı’nın köylerinde Yunanlılara karşı istihbarat toplayan Kuva-i Milliyeci İmam Esad İlgen, Bayındır Tarih Topluluğu kurucularından yerel araştırmacı Serhan Adıgüzel’in araştırması ile yeniden gün yüzüne çıktı.
Bayındır’ın Arıkbaşı köyünden, halk arasında ‘Esad Hoca’ olarak bilinen Kuva-i Milliyeci İmam Esad İlgen’in yeğeni Ziya Lepsuk , “Amcam Esad İlgen, Osmanlı döneminde hafızlık, fıkıh, kelam ve birçok dini bilgi yönünden geniş bilgiye sahip ve bu alandaki belgelere de sahip bir insandı. Birinci Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla birlikte askere gidip 1,5 seneye yakın askerlik yapıp, Mondros Mütarekesi sonucunda ordunun lağvedilmesi kararı neticesinde Arıkbaşı köyüne dönüp, imamlık yapmaya devam eder. İzmir’in işgal edilme süreciyle birlikte Küçük Menderes Ovası’nın her yeri işgale uğrayınca hemen Kuva-i Milliye Komutanlığı ile temasa geçip, imamlık görevi içerisinde istihbarat toplayarak görevini yapar. İşgal döneminde Yunan birlikleri ve karakollarının olduğu yerlerde Yunan askerleri 2 kişinin yan yana gelip oturmalarına müsaade etmezken, cami imamı ve cemaatine dokunmamıştır. Amcam Bayındır Arıkbaşı, Canlı, Havuzbaşı veTorbalı Subaşı, Bülbülderesi, Ahmetli, Kospınar köylerinde 3 ile 6 ay arasında imamlık yaparak, halktan Yunan birlik ve karakolları hakkında istihbarat toplayıp, Kuva-i Milliye Komutanlığına iletmiştir” dedi.
“AMCAM ONURLU BİR İNSANDI”
Kurtuluş Savaşı sonrası amcası Esad İlgen’in Bayındır’ın Canlı semtinde 85 yaşına kadar fahri imamlığına devam ettiğini söyleyen Ziya Lepsuk, “Devlet tarafından imamlara maaş bağlanması ile ilgili kanun çıktığında, amcam ile dönemin Bayındır ilçe müftüsü arasında geçen anısı vardır. İlçe müftüsü ‘Sayın hocam bu zamana kadar çok emeğiniz geçti, devletimiz maaş alma hakkı tanıdı, bundan sizi yararlandırıp emekli olmanızı da sağlamak istiyoruz.’ Amcamın verdiği cevap ise manidardır. ‘Bu zamana kadar babamızdan kalma malların geliriyle yaşadım, çalışmadan hak etmediğim bir parayı alamam’ diyerek bu hakkından vazgeçmiştir” diye konuştu.
“ARIKBAŞI KÖYÜ VE CANLI SEMTİ ONU HİÇBİR ZAMAN YALNIZ BIRAKMADI”
Amcası Esad İlgen’in Arıkbaşı köyü ve canlı semti halkından tarafından sevilen bir insan olduğunu ifade eden Lepsuk, imamlığı bıraktığı 85 yaşından sonra bile köy halkı ve Canlı semti halkının onu ziyaret ederek yalnız bırakmadıklarını kaydetti. Lepsuk, amcasının vefat ettiğinde köylerinden, Canlı’dan ve birçok yerden dini bilgilerle yetiştirdiği öğrencilerinin, mevlütünde bile günlerce Kuran-ı Kerim okuduklarını dile getirdi.
“KUVA-İ MİLLİYECİ ESAD İLGEN’İN YEĞENİ OLMAKTAN GURURLUYUZ”
Yeğen Ziya Lepsuk, Kurtuluş Savaşı’nda karşılık beklemeden sadece vatan sevgisi ile Yunanlılara karşı mücadele eden Çerkez kökenli Esad İlgen’in gösterdiği vatan sevgisinin, vatan toprakları işgale uğradığında gösterilen güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti. Ziya Lepsuk, “Bizler Çerkez kökenli insanlar olarak ilk önce Allah ve vatan sevgisini önde tutarız. Amcamızın bize her zaman verdiği öğütlerinden en başında bu yer almaktadır. 85 yaşına geldiğinde artık yaşlılıktan yürüyemez durumdaydı. Ölümüne kadar kendi evinde ailemizle beraber bakımını yaptık. Kendisinin çocuğu olmadığı için her zaman bizi kendi öz torunu gibi severdi, biz de amcamızı dedemiz gibi sevdik. Kurtuluş Savaşı’nda mücadele etmiş Esad İlgen’in yeğeni ve torunu olmaktan onurluyum. Bayındırlı ve Arıkbaşılı olarak da böyle bir değere sahip olduğumuz için de gururluyum. Bizler bu değerlere sahip çıktıkça bizim birliğimizi kim olursa olsun ayıramazlar ve ayıramayacaklardır” dedi.
Muhabir: Haber Merkezi





