Gündem:
Eski Bakan Alev Coşkun 'Osmanlı iyisiyle kötüsüyle bizimdir ama son 200 yılı felaket”
banner142

HABER:YÜKSEL BALCI
CHP li eski Turizm ve tanıtma Bakanı Ödemişli Dr. Alev Coşkun’ u,  Ödemiş’e davet eden ADD, Alev Coşkundan“ Kurtuluştan Çağdaş Cumhuriyete”  adlı bir konferans vermesini istedi.

Ödemiş otogar üzerindeki,  nikâh salonunda verilen konferansa, Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri ve Ödemişliler katıldılar. Alev Coşkun konuşmasında Osmanlı hepimizin. İyisiyle kötüsüyle her şeyiyle bizimdir. Ancak son 200 yılı felaket. Padişah Vahdettin’in son yıllarda gizli belgeleri çıktı. Her devlet gizli belgelerini 50 yıl saklar. 50 yıldan sonra belgeler açığa çıkıyor. Araştırmacılar yaptıkları araştırmada, Bilal Şimşir diye bir tarih hocası var büyükelçi.7 ciltlik İngiliz belgelerini yayınladı. Prof. Dr. Salahi Sonyel  o da 10 ciltlik bu belgeleri yayınladı. Bende bir tane belge çıktı Padişahın adamı İstanbul’da bulunan İngiliz komutana “ Türkiye’yi beraber yönetelim, benim dedelerimde İngilizleri çok seviyordu, her bakanlığa bir İngiliz müsteşar atayalım, her valinin yanına bir İngiliz vali yardımcısı verelim, bu 15 yıl sürsün. ”


"Bu hainlik değil mi yani? Bu padişahlığın düşünce tarzı. Padişahın yanındaki İstanbul’daki zadegânlar, onlar yaşayışlarını devam ettirmek istiyorlar.  Onların iddiası şu, birinci dünya savaşına beraber girdik. Kiminle beraber girdik Almanlarla. Almanya, Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya Macaristan imparatorluğu ile beraber girdik, biz bu savaşı kaybettik. Bunlar süper güç, İngilizlere karşı savaş yapılır mı? Mantıklı olarak söyledikleri doğru.”


“İngilizlere karşı nasıl savaş yapabiliriz bizi yendiler. Bizim yapacağımız iş, bir himaye bulalım. Himayede ikiye ayrılıyorlar.  Bir, İngiliz himayecileri var, bir de Amerikan mandacıları var. En yakın arkadaşları bile Amerikan mandacısı. Rauf Orbaylar, Halide Edip Adıvarlar, Atatürk  “İşte ben bunlarla bu fikirlerle Amasya dan itibaren Erzurum da ve Sivas da bu fikirlerle savaştım. Ben bu fikirleri düşündüğüm İstanbul’da Anadolu’ya geçmeden önce, bu fikirlerin hepsi sakattı, bu fikirler yanlıştı, bu tezler yanlıştı. Çünkü bu tezler işgale imkan veriyordu.  Esir olarak yaşamaktansa ölmek daha iyidir. Onun için ben karar verdim, ya yaşamak, ya ölüm. Bunun için mücadele gerekti. Bu mücadeleyi yaparken, bunu kafamda ve vicdanımda gizli sır gibi sakladım. İlk başta, bunu deşifre edersem, beni anlamazlardı. Hele padişaha karşı çıkmak ve halifeliğe karşı çıkmak  o günün şartlarında  mümkün değildi. O makama karşı çıkarsan vay haline. Ben, iki şeye dikkat ettim. Konuları halka anlatmayı ve padişaha ilk etapta karşı çıkmamayı hedefledim.”


Sakarya, Dumlupınar Savaşında, tümen komutanlığı yapmış olan Kazım Orbay, başka bir Kazımı çağırarak Cumhuriyetin ilanı için atılan topları kastederek “ ne oluyor, bu toplar ne? Deyince, efendim Cumhuriyet ilan ediliyor. Kazım Paşa, ama bana sormadılar diyor. Kazım paşanın cevabı çok enteresan" “ Paşam size sorsalar hayır mı diyecektiniz” diyor. Aslında yüreğinde hayır yatıyordu. Sonradan, İttihat terakkiden ayrılarak,  Terakki Perver Fırkayı kurdular. Bu büyük mücadele 3,5 yıl sürdü. 3,5 yıl sonra hiç beklemedikleri bir zamanda savaş kazanıldı.  


Sakarya savaşından önce 1. 2. İnönü’yü kazanıyoruz. Kitaplarda olmayan Eskişehir karahanlı savaşını kaybediyoruz. Yunan işgal kuvvetleri Eskişehir’i alıyorlar. İsmet Paşa Cephe komutanı Atatürk’e “ne yapacağız” diyor. Atatürk “ askerlik sanatının ve askerlik ilminin gerektiğini yapacaksınız. Düşman kuvvetleriyle aramıza büyük bir mesafe koyalım ve çekilelim.” İsmet paşa “ama bize Mecliste topa tutarlar deyince, Atatürk “onlara ben cevap vereceğim, sen askerlik ilminin gereğini yap.” 


Mecliste komisyon kuruluyor bunun içinde Rıza Nur, Mahmut Esat Bozkurt var. Zabıtlardan aldığımız bilgiye göre, Bozkurt “  Askerimizin moralı çok kuvvetli ama, çok utandım, gözyaşlarımı tutamadım  askerlerin bu durumu görmemeleri için yüzümü kapattım diyor sebebi, cepheden gelen bir birlik bizi karşıladı.  Bizim Ayaklarımızda çizmeler var, onların ayakkabıları yoktu. Kimisi çarıklı kimisi çıplak ayaklıydı. Mevsim kıştı.
 Mecliste yapılan tartışmalarda, Mustafa Kemal’in başkomutan olması istendi. 3 grup bazıları Mustafa Kemal’in yanında olduklarını belirttiler. Daha sonra, Mustafa Kemal kürsüye çıktı. Başkomutanlığı kabul ediyorum, eğer istiyorsanız, askerlikle ilgili yetkileri başkomutana vereceksiniz. Verdiği emirler kanun hükmünde olacak demesi üzerine ,vekiller olmaz efendim, meclisin tüm yetkileri nasıl bir kişiye verilir. Demeleri üzerine, Mustafa Kemal “Haklısınız ben bu yetkiyi yalnız 3 ay için istiyorum. Beğenirseniz devam ederim beğenmezseniz bırakırım.”


 Hani diktatördü Mustafa Kemal, işte Mustafa Kemal böyle bir insandı.


ADD Başkanı Gürçay Işık Alev Coşkuna bir teşekkür plaketi verdi. Daha sonra, Alev Coşkun sorulara cevap verdi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner130

banner138

banner140

banner139

BALBAY: “BU HÜKÜMETİN ADI SARAYA BAKANLAR...
CHP İzmir milletvekili ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi Mustafa Ali Balbay 2017...

Haberi Oku